İstanbul’un Çırpıcı Mahallesi’nde, Profesör Doktor Turan Güneş Caddesi üzerindeki bir özel sağlık merkezinde, Tuğba Onur (46) isimli bir bireyin hayatı, rutin bir yağ aldırma operasyonu sırasında beklenmedik bir sonuca kurban gitti. Olay, saat 16:00 sıralarında gerçekleşmiş ve ardından büyük bir üzüntü ve sorgulamaya yol açmıştır. Bu trajik olay, sadece aile için değil, aynı zamanda sağlık hizmeti sunumundaki güvenlik ve sorumluluk konularında da önemli soruları beraberinde getirmektedir.

Olayın merkezinde yer alan Murat Onur (46), eşinin kaybının ardından hastanenin ve operasyona dahil olan diğer yetkililerin sorumluluğunu araştırmaya başlamıştır. Hastaneden resmi bir açıklama gelmemesi ve yetkililerin ulaşılmaz olması, Onur’un öfkesini daha da artırmıştır. “Bu hastanede daha önce de benzer olumsuz durumların yaşandığını, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu sonradan öğrendik” diyerek, yaşananların sadece bir kaza olmadığını, sistemde bir sorunun varlığını işaret ettiğini belirtmiştir. Olayın ardından savcılığın adli tıp incelemesini başlatması ve gerekli tüm hususların belirlenmesi için sürecin hızlandırılmasını talep etmektedir.

Murat Onur’un ifadesinde, olay öncesindeki süreç detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Sabah 08:30’da hastaneye başvurduklarını, liposuction (yağ aldırma) işlemi için randevu aldıklarını ve bu süre zarfında doktorun gelmemesiyle karşılaştıklarını belirtmektedir. Eşinin ameliyata alınmadan önce doktorla herhangi bir görüşme yapılmadığını ve işlemin ani bir şekilde gerçekleştirildiğini ifade etmiştir. Ameliyathaneye giderek eşine uygulanan resüsitasyon (hayati organlara oksijenli kan akışını yeniden sağlamak için yapılan acil müdahale) sürecine aktif olarak katılmış, ancak kalbinin durması ve hayatının kurtarılamaması üzerine büyük bir acı yaşamıştır. Anestezi uzmanının hastanede bulunmaması ve operasyon sırasında evine gitmesi, olayda yaşanan eksiklikler arasında yer almaktadır.

Olayın ardından Murat Onur, eşinin sağlık durumuyla ilgili endişelerini dile getirerek, “Eşimin herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirtebilirim. Darülaceze’de hasta bakım personeli olarak çalışıyordu. Daha 1 hafta önce kuruma bağlı genel tetkikleri yapılmıştı. Kronik bir rahatsızlığı da yoktu. Sabah saat 08:30’da hastaneye geldik, başvurumuzu yaptık ve ücretimizi ödedik. Saat 15:30’a kadar doktoru bekledik. Doktor geldikten sonra eşim, ameliyat öncesinde kendisiyle görüşülmeden ameliyata alındı. 1 saatten fazla sürmeyen işlemin ardından eşimi kaybettik. Doktorun ameliyat öncesinde hastasını görmesini bekledim. ‘Doktor nerede? Hastasını görmeyecek mi?’ diye sordum. Yapılacak işlemin hastaya anlatılması gerektiğini düşündüm. Ancak eşim, doktorla görüşmeden önce ameliyata alındı” şeklinde ifadelerle yaşananların trajik detaylarını aktarmıştır. Olay, sağlık hizmeti sunumunda yaşanan güvenlik açıklarını ve sorumlulukların net bir şekilde belirlenmesinin önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.