Avrupa sahnesinde Beşiktaş’ın konuk ettiği Crystal Palace maçı, beklentilerin ötesinde bir drama sahne oldu. 2-2’lik sonuç, maçın karmaşıklığını ve maçın son anlarındaki gerilimi gözler önüne serdi. Spor yorumcuları, maçın genel atmosferini ve maçın gidişatındaki önemli anları değerlendirerek, takımların performansı ve teknik direktörlerin stratejileri hakkında farklı görüşler sundular.
Attila Gökçe, karşılaşmayı ‘harakatiri yapılan’ bir maç olarak tanımlarken, Beşiktaş’ın sahaya çıkardığı kadroyu “şok edici” buldu. Özellikle genç oyuncuların performansının beklentileri karşılamadığını vurgularken, teknik direktör Vincenzo Italiano’nun takımı bir arada oynatma konusunda yaşadığı zorlukları eleştirerek, “Italiano, geç kalmış kararlarıyla ancak maçın sonlarında takımını oyuna ortak etti” sözleriyle maçın gidişatındaki hataları noktaladı. Gökçe, maçın sonucunun Beşiktaş için “altında” olduğunu belirterek, Italiano’nun hatalarıyla yüzleşmesi gerektiğini savundu.
Güntekin Onay ise maçta yaşanan geniş rotasyonlu kadronun “memnun edici” olduğunu ifade etti. Özellikle Wilfred Ndidi’nin performansı ve maçın son anlarındaki gol pozisyonlarını değerlendirerek, Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’ndeki ilk 3 maçtaki 7 puanın “harika” olduğunu belirtti. Onay, maçın sonuna doğru taraftarların desteğinin önemine dikkat çekerek, Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’nde güçlü rakiplere karşı alınan 1 puanın “kayıp değil” olduğunu savundu. Ayrıca, Leverkusen deplasmanı dışında Avrupa Ligi fikstüründeki diğer maçların “daha kolay” olduğunu öngörerek, Beşiktaş’ın gelecekteki performansına dair iyimser bir değerlendirme yaptı.
Bilateral değerlendirmeler sırasında, Bilal Meşe, teknik direktör Italiano’nun “rotasyon takıntısı” nedeniyle Beşiktaş’a “iki puan kaybettirdiğini” iddia etti. Meşe, Italiano’nun takımın ahengini ve kazanma alışkanlığını koruma konusunda yaşadığı zorlukları eleştirerek, “İyi de kardeşim bu kadar farklı tercihle takımın ahengini, oyun düzenini ve kazanma alışkanlığını nasıl koruyacaksın?” sözleriyle Italiano’nun stratejilerini sorguladı. Ayrıca, Italiano’nun hamlelerinin “işten geçtikten sonra” yapılmasına karşı eleştirerek, rotasyonun takıma zarar verdiğini savundu. Ömer Üründül de benzer şekilde, Italiano’nun “harakiri yaptığı maç” ve “tuhaf hataları” nedeniyle kendisine gösterilen sevgi ve güvenin “terse döneceğini” öngörerek, Italiano’nun hatalarını düzeltmesi gerektiğini vurguladı. Üründül, maçın son anlarındaki Salih Özcan’ın uzun topunda gol pozisyonunu ve Ndidi’nin gol performansını öne sürerek, Italiano’nun rotasyonu azaltarak ikinci devreye başlaması gerektiğini savundu. Maçın sonundaki kırmızı kartla yaşanan sıkıntıları da eleştirerek, Italiano’nun hatalarından ders çıkarıp takımına güveni yeniden tesis etmesi gerektiğini vurguladı.