Yargının şeffaflığı ve eşitlik ilkesi üzerine tartışmalar yeniden alev toplarken, Hukukçu Dayanışması Topluluğu’ndan oluşan 19 avukat, eski Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Av. Gökhan Ağdemir’in baro seçimlerinde yaptığı iddialara karşı harekete geçti. Ağdemir’in, ‘Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 70 üyemizi hâkim ve savcı yaptık’ şeklindeki açıklamaları, yargıda kayırmacılık ve “torpil” iddialarını yeniden gündeme getirmişti. Bu durum üzerine, avukatlar resmi bir tepki göstermeye karar verdiler.

Avukat Doğan Erkan, Demet Erdin, Deniz Aksoy ve diğerlerinin imzasını taşıdığı dilekçelerde, Ağdemir’in ifadelerinin anayasal ilkelerle çeliştiği, baroların objektif ve adil bir şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Avukatlar, bir baro başkanı olarak Ağdemir’in, barosunun üyelerine özel referanslar sunmasının, hukukun üstünlüğüne aykırı bir davranış olarak değerlendirileceğini belirttiler. Dilekçede, yargıda “torpil” uygulamalarının, adil yargılanma hakkını zedelediği ve hukuk sistemine olan güveni sarsabileceği ifade edildi. Avukatların bu çağrısı, yargının bağımsızlığını koruma çabalarına önemli bir katkı sağlamayı hedefliyor.

Dilekçede, Ağdemir’in iddialarının sadece anayasal ilkelerle değil, aynı zamanda Avukatlık Kanunu’na da aykırı olduğu savunuldu. Avukatlar, mesleğin etik kurallarına uygun davranılması gerektiğini ve bir avukatın, kamuoyunun güvenini sarsacak şekilde kayırmacılık yapmasının kabul edilemez olduğunu vurguladılar. Şikayet edilen beyanların, belirli kişilerin yargı organlarına atanmasında haksız avantaj sağlaması ve diğer adayların mağdur edilmesi gibi sonuçlara yol açabileceği belirtildi. Bu durum, yargı sisteminin adil ve şeffaf bir şekilde işleyişi için kritik bir öneme sahip.

Avukatlar, TBB ve Adalet Bakanlığı’na resmi bir başvuru yaparak, Ağdemir hakkında disiplin soruşturması açılmasını, meslekten çıkarılmasını ve avukatlık ruhsatnamesinin geri alınmasını talep ettiler. Ayrıca, Ağdemir’in iddialarının suç teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adalet Bakanlığı’na ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç şüphesi yönünden ihbarda bulunulmasını istediler. Dilekçede, Ağdemir’in söz konusu ifadesiyle Türk Ceza Kanunu’ndaki “nüfuz ticareti” ve “yargı görevi yapanı ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarına uyması ihtimali de değerlendirildi. Bu durum, yargının güvenilirliğinin korunması ve adil yargılanma ilkesinin sağlanması açısından hayati önem taşıyor.