Günlerdir, apartman ve site yaşamlarını derinden etkileyen bir durum, yasal zeminde yerini bulmaya başlıyor. Özellikle gece saatlerinde kullanılan çamaşır makineleri, komşular arasındaki uyumsuzlukları ve huzursuzlukları tetikleyerek, yaşam kalitesini düşürüyor. Bu durum, sadece gürültüden rahatsız olanların değil, aynı zamanda bina yönetimlerinin ve kat malikleriyle kiracıların da dikkat etmesi gereken önemli bir hukuki konuya işaret ediyor.

Türkiye’de doğrudan ‘gece çamaşır makinesi çalıştırmak yasaktır’ şeklinde tek bir düzenleme olmasa da, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi, hem ev sahiplerini hem de kiracıları kapsayan bir yasal çerçeve oluşturuyor. Bina içindeki yaşam alanlarının düzenlenmesinde, belirli saatlerde gürültüye yol açabilecek faaliyetlerin kısıtlandığına dair maddeler bulunuyor. Bu maddeler, apartman veya site yönetim planında açıkça belirtilmişse, o bina için mahkeme kararı niteliğinde bir kural oluşturuyor. Bu da, komşuların haklarını koruma açısından önemli bir dayanak noktası oluşturuyor.

Şikayetlerin sonuçları da oldukça ciddiye alınabilecek seviyede. Komşuların uyarmasına rağmen gece saatlerinde çamaşır makinesinin çalıştırılması durumunda, zabıta veya polis devreye girebiliyor. Kabahatler Kanunu’nun “gürültüye neden olma” maddesi kapsamında, hanelere 15 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabiliyor. Ancak, sorunun devamlılığı söz konusu olduğunda, mağdur komşular Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, hâkimden müdahale talep etme hakkına sahip. Hatta, bazı durumlarda kat mülkiyetinin devrine ilişkin talepler de ileri sürülebiliyor. Bu durum, sadece maddi bir ceza değil, aynı zamanda hukuki süreçlerle sonuçlanabilecek bir soruna dönüşebiliyor.