Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uluslararası arenadaki Türkiye'nin diplomasisinin merkezinde yer alarak, özellikle ABD ile olan stratejik ortaklığı ve yeni anayasa sürecindeki çalışmalarını mercek altına aldı. NATO Zirvesi'ne yaklaşan Türkiye'nin, küresel jeopolitik dengelerdeki inişli çıkışlı ilişkilere rağmen, güvenilir bir ortak olma hedefinde kararlı olduğunu vurguladı. Yılmaz’ın açıklamaları, ikili ilişkilerde yaşanan zorlukların aşılması ve ortak hedeflere ulaşılması için kapsayıcı bir yaklaşımın önemini ortaya koydu.
Yılmaz, ABD yönetiminin Türkiye’ye yönelik olumlu yaklaşımını ve bu ilişkinin diğer uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisini vurgulayarak, “Amerika ile epeyce bir dosyamız var. Son dönemlerde epey sorun alanı birikmiş durumda. Çözülmüş olanlar var. Dolayısıyla ABD-Türkiye ilişkilerinde önemli başlıklar var. Özellikle CATSA yaptırımları var. Halk Bankası konusunda olumlu bir gelişme oldu. Diğer yaptırımlar konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadeleriyle, ilişkilerdeki hassasiyetin ve çözüm odaklı yaklaşımın altını çizdi. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarını güçlendirme ve küresel ticaret yollarında daha fazla avantaj elde etme potansiyelini artırmaktadır.
Yeni anayasa çalışmalarına odaklanılırken, Yılmaz, sürecin partizan çıkar gruplarının etkisinden uzak, ortak bir zemin oluşturma mantığıyla yürütüleceğini belirterek, “Yeni anayasa hepimizin ortak arzusu. Bu bir partinin yapacağı bir iş değil. Cumhur İttifakı olarak da bizim anayasa değiştirme çoğunluğumuz da yok. Diğer partilerle de Meclis’te bir araya gelerek çözmemiz gereken bir mesele. Burada da çağrı yapıyoruz, sıkılı yumruklarla değil prensiplerle müzakere etmeyi baştan kabul ederek gelmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Bu yaklaşım, farklı ideolojilere sahip grupların ortak bir hedefe yönelmesini sağlayarak, anayasa reformu sürecini daha kapsayıcı hale getirmeyi hedeflemektedir.
Terörle mücadele yasal düzenlemesi konusuna da değinen Yılmaz, bu sürecin, hem terör örgütünün faaliyetlerini engellemek hem de örgüt elebaşına yönelik yasal çerçeveyi belirlemek açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. “Bu döneme yetişsin diye bir gayret var. Meclis’in kapanma tarihi çok net değil. Temmuz sonu gibi. İsterse biraz daha uzatabilir ihtiyaç olursa. Dolayısıyla bu Meclis’in iradesine kalmış. Meclis’e gelecek bu yasa. Komisyonda, Genel Kurul’da tartışmalarla son halini almış olacak” ifadeleriyle, sürecin Meclis’in iradesiyle ve demokratik süreçler içinde yürütüleceğini vurguladı. Bu, Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinin hukuki dayanağını güçlendirerek, terör örgütlerinin faaliyetlerini daha etkili bir şekilde engellemesini sağlamaktadır.”}EOT** **JSON Formatında Cevap**{