İspanya, turizm ve iş bağlantıları aracılığıyla artan vize taleplerine yanıt olarak, Türkiye'den gelen başvuru sürecinde önemli bir değişiklik duyurdu. Bu yeni sistem, başvuru sahiplerinin randevu alma ve seyahat planlarını yaparken daha hassas adımlar atmasını sağlayacak şekilde tasarlandı. Her ayın 1 ve 16'sı saat 09.00 (TSİ) itibarıyla açılacak olan randevu kontenjanları, başvuruların daha düzenli bir şekilde işlenmesine katkı sağlayacak.

Yeni uygulama, BLS International gibi resmi kurumlar aracılığıyla yürütülecek ve başvuru sahiplerinin seyahat tarihlerine uygunluk konusunda belirli zaman dilimlerini dikkate almasını gerektirecek. Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Gaziantep ve Burdur gibi merkezlerdeki başvuru noktalarından randevu alan bireyler, seyahat tarihleri öncesinde en az 15 iş günü (Ankara, İstanbul) veya 20 iş günü (diğer merkezler) belirleyerek başvurularını tamamlamaları gerekiyor. Bu, başvuru sürecinin daha verimli bir şekilde yönetilmesine ve başvuru sahiplerinin beklentilerinin karşılanmasına yardımcı olacak.

Bu değişiklik, aynı zamanda Fransa'nın da vize süreçlerinde uyguladığı benzer stratejilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fransa'nın Türkiye'deki vize başvurularını yürüten kurumu, 15 Ekim'den itibaren belirli vize kategorileri için bekleme listesi uygulamasına geçerek, başvuru sahiplerinin randevu alabilmesi için önceliklendirme yapacak. Bu uygulama, özellikle kısa dönem turistik veya özel ziyaret vizesi başvuranları ve vize yenilemek isteyenler için geçerli olacak. Ayrıca, Ankara ve Gaziantep'teki tır şoförleri de bu bekleme listesine dahil edilerek, ihtiyaç sahibi gruplara yönelik özel çözümler üretilmiş oldu.

Son olarak, Burdur'da yaşanan trajik olay, vize başvuru sürecinin dışında da dikkatleri üzerine çekti. 19 yaşındaki Muhammet Çağrı Çiçen'in teras düşmesi sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma devam ederken, olay anında yanında bulunan bir arkadaşı 'taksirle ölüme neden olma' suçundan tutuklandı. Bu olay, vize başvurularının yanı sıra, genel güvenlik ve başvuru sahiplerinin sağlığı konusundaki hassasiyetin de önemini bir kez daha vurgulamaktadır.