Kudüs'ün kalbinde, uzun süredir devam eden ve büyük tepki toplayan teleferik projesi, uluslararası arenada önemli bir dönüşüme uğradı. İtalyan teleferik mühendislik danışmanlık şirketi ROPES, projenin ilerlemesini sürdüremeyeceğini belirterek, sözleşmeden çekilme kararı aldı. Bu, benzer endişelerle karşı karşıya kalan diğer şirketlerin projeden çekilmesinden sonra, projenin hayata geçirilme ihtimalini ciddi şekilde zedeleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
ROPES'in bu kararı, İsrail Kudüs Kalkınma Dairesi'nin, Batı Kudüs'ten Doğu Kudüs'ün Silvan beldesine 1,4 kilometrelik bir teleferik projesi inşa etme planı ilan etmesiyle gündeme gelmişti. Ancak, projenin temelini oluşturan Filistinlilerin yerinden edilmesi ve bölgedeki hassasiyetler, birçok uluslararası şirketin projeden çekilmesine neden oldu. Şirketin Genel Müdürü Stephan Obexer, Hindistan'daki başka bir taahhüt nedeniyle danışmanlık işini reddettiğini açıkladı.
Proje, İsrail hükümeti tarafından 2019'da onaylanmış ve daha sonra Yüksek Mahkeme tarafından itirazlar reddedilerek yapımının önündeki hukuki engellerin ortadan kalkmasını sağlamıştı. Ancak, projenin, Filistin topraklarının gasbedilerek ‘turizm bölgesi’ olarak kullanılması ve bu durumun Filistinlileri yerinden etmesi gibi ciddi eleştirilerle karşı karşıya kalması, projeyi hayata geçirilemez hale getirmiş durumda. Projenin atıl hale gelmesi, uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin projeye yönelik endişelerini daha da pekiştiriyor.
İnsan hakları örgütleri, projenin Filistinlileri zorla yerinden etme ve Doğu Kudüs'ün kültürel mirasını tahrip etme potansiyeli taşıdığını vurguluyor. Bu durum, Kudüs'teki hassas dengeyi daha da tehlikeye atıyor ve bölgedeki gerilimli ilişkileri daha da karmaşık hale getiriyor. Projenin durma kararı, uluslararası arenada İsrail'in işgal politikalarına yönelik eleştirileri artırmış ve benzer projelerin hayata geçirilmesini engelleyebilecek bir örnek teşkil ediyor.