Küresel enerji piyasasının dengesi, son dönemde alışılmadık bir şekilde yeniden şekilleniyor. Mevcut durum, ham petrolün arzını değil, işlenmiş yakıtların taşınma kapasitesini belirleyen bir kritik noktaya doğru kayıyor. Körfez ülkelerinden yapılan ham petrol sevkiyatları önemli ölçüde artış gösterirken, bu durum akaryakıt tedarik zincirindeki aksaklıkları daha da belirginleştiriyor. Kuveyt Petrol Şirketi'nin (KPC) üst yöneticisi Şeyh Nawaf Saud Al-Sabah’ın vurguladığı gibi, bu durum enerji krizinin merkezine yeni bir boyut ekliyor.
Al-Sabah, New York’ta düzenlenen bir enerji forumunda, piyasadaki toparlanmanın akaryakıt fiyatlarına yeterince yansımasının nedenini açıkça ortaya koydu. Körfez üreticilerinin ham petrolü alternatif rotalar üzerinden ihraç etmesi, deniz yolu taşımacılığının yetersizliği ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik kaygıları, rafine ürünlerin dünya pazarlarına ulaştırılmasını ciddi şekilde engelliyor. Bu durum, petrol akışının toparlanmasıyla çelişmektedir ve akaryakıt fiyatlarında istikrarsızlığa yol açmaktadır.
Orta Doğu’dan yapılan petrol ihracatında, savaş sonrası alternatif güzergâhların devreye girmesiyle birlikte bir canlanma gözlemleniyor. Deniz taşımacılığı verileri, İran dışındaki üreticilerden yapılan ham petrol ve kondensat sevkiyatlarının 18 Ekim’e kadar olan haftada günlük ortalama 24,6 milyon varile ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, savaş öncesi seviyelerin üzerine çıkmış olsa da, bu artışın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin tam kapasiteye ulaşmasıyla doğrudan ilişkili olduğu açıkça görülmektedir. Ancak, bu artışın, rafinerilerden çıkan rafine ürünlerin taşınmasındaki sorunları ortadan kaldırmadığı bir gerçektir.