Altın piyasasında, faiz oranlarındaki ani değişimler ve enflasyon beklentileri arasındaki denge bozulmuş durumda. ABD'nin 10 yıllık reel tahvil faizi, 2,80'den 2,77'ye gerilemesiyle birlikte altın, kısa bir rahatlama süreci yaşadı. Ancak, 2 yıllık tahvil faizinin 4,79'a yükselişi, piyasada belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Bu durum, yatırımcıların altın üzerindeki risk algısını artırırken, piyasada karmaşık bir senaryo oluşturuyor.
Fed'in yaklaşan toplantısı, altın piyasasında kritik bir dönüm noktası olabilir. Piyasalar, 27-28 Ekim tarihindeki Federal Rezerv'in (Fed) faiz kararını yakından takip ediyor. Beklentiler, faizlerin sabit kalması yönünde yoğunlaşmış durumda. Ancak, Fed'in politikalarına dair belirsizlikler, altın fiyatlarında dalgalanmalara neden olabilir. Bu nedenle, yatırımcılar piyasayı dikkatli bir şekilde analiz etmeli ve risk toleranslarını göz önünde bulundurarak stratejilerini belirlemeli.
Teknik analizler, altın için belirgin direnç seviyelerini işaret ediyor. Öncelikle, 4,142 dolar seviyesi, alıcıların piyasada kontrolü yeniden kazanması için geçilmesi gereken ilk engel olarak öne çıkıyor. Ardından, 20 günlük hareketli ortalama olan 4,162 dolar, güçlü bir direnç noktası olarak izlenecek. Bu seviyelerin aşılması, yükseliş trendinin devamı için önemli bir sinyal olacaktır. Ayrıca, 4,190-4,199 dolar bandı da önemli bir ara istasyon olarak kabul ediliyor.
Uzun vadede, 4,217 dolar seviyesi, düşüş trendinin sona erdiğini gösteren asıl seviye olarak görülüyor. 4,230 doların üzerinde hacimli kapanışlar, yeni uzun pozisyonlar için büyük bir tetikleyici olabilir. Eğer bu seviye aşılırsa, altın 4,821-4,847 dolar aralığına kadar yükselme potansiyeli taşıyabilir. Ancak, yatırımcılar bu hedeflere ulaşmanın zorluğunu ve piyasadaki belirsizlikleri göz önünde bulundurmalıdır.