Türkiye’nin hukuk camiasında yeni bir dönüm noktası İstanbul Barosu seçimleriyle şekilleniyor. 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek genel kurul, avukatların geleceğine yön veren önemli kararların alınacağı bir platform olacak. Bu önemli süreçte, Avukat Hakları Grubu’nun güçlü adayı Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu, baroyu yeniden güçlendirme vizyonunu ve hedeflerini gazetemizle paylaştı.

Akademik kimliği ve hukuk alanındaki derin tecrübesiyle öne çıkan Prof. Dr. Kanadoğlu, baro başkanlığına başlama motivasyonunu, mesleki hayatındaki zorlukları ve ülkenin karşı karşıya olduğu hukuksal sorunları merkeze alan bir bakış açısıyla konuştu. Anayasa hukukçusu olarak mesleğinin bir bölümünü akademisyenlikte geçiren, aynı zamanda aktif bir avukatlık yapan Kanadoğlu, mesleki deneyimlerini ve baro yönetimindeki önceliklerini detaylı bir şekilde anlattı.

Kanadoğlu, baroların ülke gündeminde eskisi kadar etkili olmamasının temel nedenini, demokratik hukuk devleti ilkelerinin zayıflamasında yasal olarak tanımladı. İstanbul Barosu’nun mevcut yönetiminin Anayasa’nın temel ilkelerine ve yeni anayasa tartışmalarına yeterli düzeyde önem vermemesini eleştirirken, baronun 68 bin avukatın gücünü hissettirmesi gereken bir meslek kuruluşu olmamasının üzüntüsünü dile getirdi. Baronun, hukuksuzluklara karşı aktif bir duruş sergileyememesi ve grupçu anlayışın hakim olması, meslektaşların güvenini sarsan önemli sorunlar olarak değerlendirildi.

Prof. Dr. Kanadoğlu, seçilmesi hâlinde İstanbul Barosu’nu, sadece basın açıklamalarıyla sınırlı kalmayıp, hukuksuzluklara karşı kararlı bir mücadele sergileyen, avukatların mesleki sorunlarını ön planda tutan ve baroya olan güveni yeniden tesis eden bir kuruma dönüştürmeyi hedeflediğini vurguladı. Şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla, meslektaşların güvenini kazanarak Cumhuriyetin kalesi olan bir baro inşa etmeyi amaçladığını ifade etti. İstanbul Barosu’nun, Türkiye’nin hukuk alanındaki en güçlü ve etkili temsilcisi olma yolunda önemli bir adım atmasını sağlayacak bu seçim, avukatlar için geleceğe yönelik umut ve inanç kaynağı olacak.