CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplumsal hassasiyet ve inanç özgürlüğü üzerine önemli bir açıklama yaparak, Aşura etkinliğine katılamama kararına dair güçlü bir duruş sergiledi. Kılıçdaroğlu, siyasi arenada inançların istismar edilmesine karşı duruşunu net bir şekilde ifade ederken, toplumsal değerlerin siyasi çıkarların önüne konması gerektiği mesajını verdi.

‘Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim’ diyerek başlayan Kılıçdaroğlu, Muharrem ayının ve Aşura gününün, siyasi polemiklere ve istismara açık bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Bu durum, inancın manevi anlamını korumak ve siyasi manipülasyonlara karşı bir bariyer oluşturmak adına, ‘en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız’ kararı ile şekillendi. Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımı, inanç özgürlüğünün ve toplumsal huzurun korunmasının önemini ön plana çıkaran bir mesajdı.

Programda yer almasına rağmen, ‘içinde oluşan atmosfer nedeniyle’ Aşura etkinliğine fiziken katılmama kararı, Kılıçdaroğlu’nun konunun hassasiyetini ve siyasi istismarın potansiyelini anlamasıyla alınmıştı. Bu karar, kalabalıkların içinde, siyasi amaçlarla kullanılabilecek bir etkinliğe katılma yerine, inancın siyasete malzeme edilmesine karşı durma refleksinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Kılıçdaroğlu’nun bu duruşu, toplumsal barışın ve güvenin tesis edilmesi için önemli bir örneği temsil ediyordu.

Son olarak, Kılıçdaroğlu, Aşura etkinliğine yönelik mesajını ‘gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi’ olarak paylaştı. Bu paylaşım, farklı inanç ve kültürlere saygı duymayı, birlik ve beraberliği sağlamayı ve ortak değerler üzerinden bir geleceğe yönelmeyi hedefleyen bir çağrıdır. ‘Bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura'nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum’ diyerek, mesajını sonlandırdı. Bu ifadeler, Kılıçdaroğlu’nun toplumsal uyum ve hoşgörü vurgusunu pekiştirdi.