Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika Başkenti Brüksel’e gerçekleştirdiği stratejik ziyaret, uluslararası arenadaki Türkiye’nin aktif rolünü bir kez daha gözler önüne seren yoğun bir diplomatik faaliyetlerle doluydu. Bakan Fidan, hem ikili ilişkileri güçlendirme hem de küresel meselelerde Türkiye’nin çıkarlarını savuma hedefiyle Brüksel’de bir dizi önemli toplantıya katıldı.
Ziyaretin ilk günlerinde, Bakan Fidan, Belçika hükümetiyle olan ikili ilişkileri, NATO ile işbirliği, Avrupa Birliği (AB) ile etkileşimler ve yerel topluluklar arasındaki diyalogları merkeze alan kapsamlı bir program izledi. Belçikalı mevkidaşıyla gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasındaki ticari potansiyeller, güvenlik konuları ve bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik ortak projeler ele alındı. Ayrıca, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı toplantıda, Türkiye-NATO ilişkileri, Ukrayna krizi, Körfez bölgesindeki hassas durumlar ve kriz zonasındaki diğer karmaşık sorunlar detaylı bir şekilde tartışıldı.
Bakan Fidan’ın Brüksel’deki diplomatik çabaları, Avrupa Birliği’nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de görüşmelerine ulaştı. Kallas ile yaptığı görüşmede, Türkiye-AB ilişkilerindeki gerilimlerin aşılması, ortak bölgesel ve küresel konuların değerlendirilmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi kritik meselelere yönelik stratejik yaklaşımlar tartışıldı. Von der Leyen ile gerçekleştirdiği uzun ve detaylı toplantıda ise, AB-Türkiye arasındaki işbirliği alanları, siyasi ve ticari konuların derinlemesine incelenmesi ve geleceğe yönelik ortak hedeflere ulaşma yolları belirlenmeye çalışıldı. Bu düzenli görüşmelerin devam etmesinin, iki taraf arasındaki iletişimin sürdürülmesi ve stratejik ortaklığın güçlenmesi açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Ziyaretin en dikkat çekici noktalarından biri, Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019’da Türkiye ile imzalamış olduğu deniz yetki alanları mutabakat muhtırasının kabulüne dair Bakan Fidan’ın yaptığı açıklamalar oldu. Bakan Fidan, bu anlaşmanın, gerek hukuki gerek siyasi açıdan son derece meşru bir anlaşma olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki dış politika stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, Libyalı kardeşlerin Türkiye’ye olan güveninin ve Doğu Akdeniz’de istikrarın sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Anlaşmaya yönelik eleştirilere ise, “Bunların biz neden tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bazıları tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösteriyorlar. Bazılarının gerçekten bu konuyla ilgili stratejik problemleri var. Ama bu, gerek hukuksal açıdan gerek siyasal açıdan son derece meşru bir anlaşmadır. Bunu tartışmaya gerek yok.” şeklinde yanıt verdi.