Avrupa'nın otomotiv dünyasında dengeleri değiştiren bir gelişmeyle karşı karşıya. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci’nin açıklamaları, Avrupa’nın üretim ve tedarik ağının geleceği için ciddi bir uyarı niteliğinde. Türkiye’nin AB’nin “Made in Europe” düzenlemesinden dışlanması, Avrupa’da yaklaşık 250 bin kişinin istihdamını destekleyen otomotiv değer zincirini tehdit ediyor. Bu durum, sadece Türk otomotiv sektörünü değil, tüm Avrupa’nın üretim kapasitesini ve ekonomik dengesini etkileyebilir.

Bloomberg HT’ye verdiği demeçte Birinci, Türkiye ile AB arasındaki otomotiv ticaretinin Avrupa’da 162 bin ile 87 bin arasında doğrudan istihdam yaratırken, bu ticaretin büyümesi halinde 2035 yılına kadar toplam istihdamın 400 bin kişiye ulaşabileceğini vurguladı. Ancak bu optimizmin gerçekleşmesi için Türkiye’nin AB’nin düzenlemeleri dahilinde kalması gerekiyor. Mevcut durumda, AB’nin Türkiye’ye yönelik otomotiv ihracatı 28 milyar euro, Türkiye’nin AB’ye ihracatı ise 26 milyar euro düzeyinde seyrediyor. Bu, Türkiye’nin Avrupa’nın üçüncü büyük otomotiv ihracat pazarı olduğunu ve AB’de üretilen 800 binden fazla aracın Türkiye’ye ihraç edildiğini gösteriyor.

Bu kritik noktada, sektör temsilcileri ve dernekler ortak bir deklarasyon yayınlayarak, “Daha güçlü bir Avrupa otomotiv sanayisi, daha güçlü Avrupa değer zincirlerini gerektirir” mesajını verdi. Deklarasyonda, Türkiye’nin Avrupa otomotiv üretim ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğu ve Türkiye’de üretilen veya montajı yapılan araçların AB’nin “Birlik menşei” tanımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor. Bu durum, Avrupa’da otomotiv üretimi ve istihdamın korunması açısından kritik bir öneme sahip.

Sektördeki veriler, Avrupa’nın Türkiye’ye olan bağımlılığının ne kadar yüksek olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor: Otomotiv üretiminin %70’inden fazlası Avrupalı üreticiler tarafından gerçekleştiriliyor, Avrupa markalarının pazar payı %60’ı aşıyor. Ayrıca, Türkiye’nin otomotiv parçası ithalatının %55’ini AB menşeli ürünler oluşturuyor. Bu nedenle, Türkiye’nin AB’nin düzenlemeleri dışındaki bir konumda yer alması, Avrupa’nın üretim ve istihdam hedeflerine ulaşmasını ciddi şekilde zorlaştırabilir. Sektör temsilcileri, sanayi entegrasyonunun korunmasının Avrupa’daki üretim ve istihdam açısından da önem taşıdığını bir kez daha vurguluyor.”}

(Not: Bu makalede kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmaktadır. NASDAQ, Dow Jones Industrial Average, SHCOM, FTSE 100, CAC 40, DAX 30, Hang Seng, Bovespa, Viop ve Tahvil-bono verileri 15 dakikada, CME, NYMEX ve S&P verileri 10 dakikada gecikmeli verilmektedir.)

(YASAL UYARI © 2026 Kayıtlı Elektronik Posta Adresi : cgorsel@hs03.kep.tr

(Bu haber, 2026 yılındaki yasal uyarıyı içerir.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)

(Bu haberin hazırlanmasında kullanılan veriler Foreks tarafından sağlanmıştır.)