Yatırım uzmanı Mert Başaran, finansal piyasalardaki güncel durum üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünya Gazetesi TV’de Hande Eğilmez Eniş’in konuğu olan Başaran, yüksek enflasyon ortamında yatırımcıların dikkat etmesi gereken kritik noktaları vurguladı. Büyük servetlere sahip olanların, gereksiz risklerden kaçınarak varlıklarını koruma stratejileri geliştirmesi gerektiğini belirten Başaran, servetin nasıl hızla erimeye başlayabileceğine dair çarpıcı örnekler verdi.
Başaran, enflasyonun yatırımcılar üzerindeki yıkıcı etkisini şu şekilde tanımladı: “Yüksek enflasyon ortamında, insanlar bazen paralarının hiç bitmeyeceğine dair yanılgıya düşebilirler. Çok büyük gayrimenkuller, benzin istasyonları gibi varlıkları olabilir ve ‘Çalışmama gerek yok, bu para bana ömür boyu yeter’ diyebilirler. Ancak enflasyon, bu düşüncenin en büyük düşmanıdır. Siz bir tüketirken, enflasyon beş tüketiyor. Ailemizin geçmişte sahip olduğu büyük servetler de bu durumdan nasil etkilenmiş olsa da, zaman içerisinde bu servetler önemli ölçüde azalabilmiştir.” Bu yaklaşımın, özellikle Türkiye gibi yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkelerde, ciddi finansal kayıplara yol açabileceğini vurguladı.
Özellikle gelir getiren gayrimenkullerin satılarak elde edilen paranın bankaya yatırılmasına yönelik eleştirilerde bulunan Başaran, yüksek enflasyon ortamında faiz gelirlerinin harcanmasının uzun vadede servetin erimesine neden olabileceğini savundu. “Diyelim ki çok değerli bir apartmanınız var. Bu apartmanı satıp parasını bankaya koyarsanız ve oradan gelen faizi harcarsanız, o para inanılmaz şekilde eriyebilir. Aldığınız faiz, aslında paranızın satın alma gücünü tüketiyor ve farkında olmadan varlığınızı koruma stratejinizi boşa çıkarıyor,” dedi. Aksine, gayrimenkulü tutarak kira geliri elde etmenin, gelecek nesillere aktarılabilen bir gelir kaynağı oluşturabileceğini belirtti.
Başaran, yatırım dünyasında yaygın olarak görülen ‘büyük para kazanmak için büyük risk almak’ anlayışına da eleştirel bir yaklaşım sergiledi. “Bazı yatırım uzmanları büyük para kazanmak için büyük risk almak gerektiğini söylüyor. Bu teorik olarak doğru olabilir, ancak Türkiye gibi koşullarda bu yaklaşım ciddi kayıplara neden olabilir. Küçük birikimlerle daha riskli yatırım araçları değerlendirilebilir, ancak servet büyüdükten sonra yatırım stratejisi değişmeli,” şeklinde konuştu. Ayrıca, toplumda küçük paralarla yatırım yapılamayacağı yönünde yanlış bir algının hakim olduğunu ve bu algının, küçük tasarrufların önemini göz ardı etmeye yönelik olduğunu ifade etti. “Bize bilinçli bir şekilde küçük paralarla hiçbir şey yapılamayacağı düşüncesi empoze ediliyor. Bu düşünceye karşı çıkan insanlarla da dalga geçiliyor. Ben geçmişte kahveyle ilgili bir paylaşım yaptım. Birisi bana param yok, küçük birikimlerle ne yapabilirim diye sormuştu. Ben de küçük tasarrufların öneminden bahsettim. Ancak sanki insanlara kahve içmeyin demişim gibi gösterildi. Paylaşım milyonlarca kez izlendi. Benim anlatmak istediğim şey küçük paraları küçümsememek gerektiğiydi.”