Türkiye’nin nabzını tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin toplu değerlendirme toplantısında önemli bir mesajla kürsüye çıktı. Öncelikle, geçirdiği talihsiz kazada hayatını kaybeden Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’e derin bir başsağlığı dileyerek, merhumun hizmet aşkını ve Üsküdar’a duyduğu derin bağlılığı vurguladı. Bu acı kaybın ardından, sosyal medyadaki çirkin saldırganlıkların da göz ardı edilemeyeceğini belirterek, bu tür davranışlara karşı güçlü bir duruş sergiledi.
Erdoğan, salonu dolduran partililere ve teşkilat mensuplarına hitap ederken, ülkenin içinde bulunduğu hassas dönemi dikkatle takip ettiğini ifade etti. Türkiye’nin hem iç politikada hem de dış politikada önemli gelişmelerle karşı karşıya olduğunu, bu zorlu süreçte milletin birliğini ve beraberliğini korumanın kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Özellikle, bölgesel dinamiklerdeki karmaşıklıklar karşısında, Türkiye’nin kendi çıkarlarını gözetirken, aynı zamanda komşularıyla iyi ilişkiler kurmaya ve ortak paydaları artırmaya odaklanması gerektiğini söyledi.
Konuşmasının önemli bir bölümünü, sosyal medyada yaşanan vebali bir nefret kampanyasına ayırdı. Bu kampanya, merhum Gültekin’in hayatına ve hizmetlerine dair saygısızca yorumlara ve saldırılara dönüştürülmüştü. Erdoğan, bu tür davranışların insanlığın temel değerlerine aykırı olduğunu ve toplumsal uzlaşma çabalarını baltaladığını sert bir dille ifade etti. Özellikle, kimlikleri ve siyasi görüşleri ne olursa olsun, her vatandaşa saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu tür nefret söylemlerinin, ülkemizin geleceği için bir tehdit oluşturduğunu ve bu tür saldırılara karşı kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette artan kutuplaşmanın tehlikelerine dikkat çekerek, siyasi partilerin dost-düşman ayrımını bir kenara bırakıp, milletin menfaatleri için ortak hedeflere odaklanmaya çağırdı. Özellikle, muhalefetin ‘savaş’ söyleminin, toplumsal barışı ve huzuru tehdit ettiğini ve bu tür bir dilin, ülkenin geleceği için bir engel oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin, kendi değerlerine ve kimliğine uygun bir siyaset tarzına sahip olması gerektiğinin altını çizerek, milletin kardeşliğinin korunmasının, ülkenin geleceği için en önemli şart olduğunu vurguladı. Bu mesajı, özellikle de ‘savaş’ söyleminin arkasına saklanan siyasi aktörlere yönelik olarak verdi.