İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu bulunduğu konumundan çıktıktan sonra, medya özgürlüğüne yönelik artan baskılara güçlü bir şekilde tepki gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden yayınlanan açıklamada, İmamoğlu, halkın haber alma hakkının sistematik bir şekilde engellendiğini ve bu durumun kabul edilemez bir durum olduğunu vurguladı. İmamoğlu, medya kuruluşlarına yönelik yapılan kapatma kararlarının, demokrasinin temel taşlarından biri olan ifade özgürlüğünü hedef aldığını ve bu nedenle derhal sona ermesi gerektiğini belirtti.
Açıklamasında, İmamoğlu, “Sana savaş açtılar ey halkım! Vurguncular son kozları medya vurgunu ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor” diyerek, medya üzerindeki baskıları ‘vurgun’ olarak tanımladı. Özellikle televizyon kanallarının, sosyal medya hesaplarının, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatılmasının, halkın farklı kaynaklardan bilgi edinme özgürlüğünü kısıtladığını ifade etti. İmamoğlu, bu durumun, demokrasinin sağlıklı işlemesi için kritik olan haber akışını engellediğini ve bunun kabul edilemez bir durum olduğunu vurguladı.
İmamoğlu, yurttaşlara doğrudan seslenerek, gazete satın alma ve bağımsız gazetecileri takip etme gibi somut adımlar atarak haber alma hakkını korumaları çağrısında bulundu. “Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin. Okuyun, okutun, anlatın… Konuşun, konuşturun…” diyerek, vatandaşları bilinçli ve aktif bir şekilde haber tüketmeye teşvik etti. Ayrıca, Cumhuriyet, Birgün, Evrensel, Sözcü, Karar, Tavır, Milli Gazete, Korkusuz, Yeniçağ, Oksijen ve Nefes gazetelerinin isimlerini sıralayarak, bu gazetelere destek vermeyi ve bağımsız gazetecileri takip etmeyi de önerdi.
Son olarak, İmamoğlu, “Hep beraber bu kara düzeni bitireceğiz!” diyerek, medya üzerindeki baskılara karşı mücadelede halkın birliğini ve dayanışmasını vurguladı. Açıklamasını, medya özgürlüğünün korunmasının, demokrasinin ve halkın iradesinin korunmasıyla doğrudan ilgili olduğunu belirterek sonlandırdı. İmamoğlu’nun bu güçlü çağrısı, medya üzerindeki baskılara karşı halkın bilinçlenmesi ve harekete geçmesi için önemli bir kilometre taşı olabilir.