Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demir yolu sistemini geleceğe hazırlayan kapsamlı bir stratejiyle adeta bir dönüşüm operasyonu başlattı. Bu operasyonun merkezinde, demir yolu ağının önemli ölçüde genişletilmesi ve modernizasyonu yer alıyor. Bakan Uraloğlu, bu hedefe ulaşmak için yılın en büyük yatırım planlarını açıkladı, ülke çapında ulaşım altyapısına yapılacak yatırımların detaylarını paylaştı.
Bakan Uraloğlu’nun açıklamaları, demir yollarının Türkiye’nin ulaşım vizyonunun temelini oluşturacak. 2027 yılına kadar demir yolu hattının toplam uzunluğunun 14 bin 913 kilometreye ulaşması hedefleniyor. Bu büyüme, sadece hattın uzatılmasıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda demiryolu ağının daha verimli hale getirilmesi ve modernizasyonu da kapsayacak. Özellikle sanayi bölgeleri, stratejik lojistik merkezler ve limanlarla demiryolu bağlantısının güçlendirilmesi, ülke ekonomisinin daha da etkin bir şekilde desteklenecek.
Yatırım planları, özellikle Ankara-İstanbul arasında hayata geçirilmesi beklenen T26 Tüneli gibi kritik projelerle yoğunlaşıyor. Konyaray’ın farklı etapları, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hattı, Ankara-İzmir kesimi, Filyos İltisak Hattı, Çukurova İltisak Hattı ve Halkalı-Ispartakule projesi gibi projelerin tamamlanması, demiryolu ağının Türkiye’nin dört bir yanına yayılmasını sağlayacak. Bu projelerin toplam bütçesi, 2029 yılına kadar yaklaşık 748 milyar lirayı bulacak.
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, demiryolu ulaşımının sadece bir ulaşım aracı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ve rekabet gücünün önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Hızlı tren hatlarının genişletilmesi ve demiryolu altyapısının yaygınlaştırılması, ülke genelinde daha hızlı ve güvenli bir ulaşım ağı oluşturulmasına katkı sağlayacak. 2029’a kadar hızlı tren hatlarının uzunluğunun 5 bin 389 kilometreye ulaşması hedefleniyor. Demir yolu altyapısının verimliliğinin artırılması ve yük taşımacılığında demiryolunun daha fazla kullanılması, ülke ekonomisinin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacak. Demir yolunun yük taşımacılığı içindeki payı, 2029’a kadar yüzde 6,28’e ulaşacak şekilde artırılacak. Bu stratejik dönüşüm, Türkiye’nin ulaşım altyapısını güçlendirme ve küresel rekabet gücünü artırma hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olacak.