Doğu Akdeniz'deki jeopolitik karmaşanın ortasında, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşması, Yunanistan'ın diplomatik duruşunu yeniden şekillendiren önemli bir gelişme olarak karşımıza çıktı. Libya Temsilciler Meclisi'nin bu mutabakatı onaylaması, Atina yönetiminin stratejik hesaplarını derinden etkileyerek, bölgedeki güç dengelerini yeniden tanımlama potansiyeli taşıyor. Bu durum, Yunanistan’ın uzun süredir devam eden Doğu Akdeniz politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı.

Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, bu gelişmeyi “Doğu Akdeniz'de Sert Poker” başlığı altında değerlendirerek, Ankara’nın Libya’daki diplomatik hamlelerinin Atina’nın bölgesel hesaplarını nasıl değiştirdiğini vurguladı. Gazeteci Vasilis Nedos ve Manolis Kostidis imzalı haberde, Türkiye’nin Libya ile kurduğu bu ilişki, Atina’nın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumunu zayıflatma riskini beraberinde getiriyor. Anlaşmanın Libya’nın doğusunda da kabul görmesi, Ankara’ya önemli bir diplomatik avantaj sağlıyor ve Atina’nın bu durumla başa çıkma stratejisini yeniden belirlemesine neden oluyor.

Kathimerini’nin haberindeki en çarpıcı nokta, Yunanistan’ın Libya Temsilciler Meclisi’nin kararına hazırlıksız yakalandığı yönündeki değerlendirmesiydi. Uzun yıllardır Türkiye ile karşı karşıya olan Halife Hafter’e bağlı siyasi ve askeri çevrelerin Ankara ile yakınlaşması, Atina’da ciddi endişelere yol açtı. Özellikle, Saddam Hafter’in (Halife Hafter’in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı) anlaşmayı memnuniyetle karşılaması ve birleşik bir Libya’da cumhurbaşkanlığı hedeflerine sıcak bakabilmesi, Atina’yı daha da tedirgin etti. Bu durum, Türkiye’nin Libya’daki ilişkilerinin sadece mevcut yönetimlerle sınırlı kalmadığını, ülkenin gelecekteki siyasi yapılanmasında da önemli bir aktör olabileceğini gösteriyor.