Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında gerçekleştirilen kapsamlı bir deniz araştırması, bilim insanları tarafından endişe verici sonuçlarla sonuçlandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün 14 uzman tarafından yürütülen ‘Akdeniz İzleme Seferi’, bu stratejik bölgedeki deniz ekosisteminin sağlığı hakkında önemli ipuçları ortaya koydu. Sefer, 5-15 Ağustos tarihleri arasında düzenlendi ve deniz sıcaklığı, oksijen yoğunluğu, ışık penetrasyonu, bulanıklık ve kirlilik oranları gibi kritik parametrelerin detaylı analizini hedefledi.

Seferin ilk değerlendirmeleri, özellikle İskenderun ve Mersin körfezlerinde yaşanan ciddi sorunları gözler önüne serdi. ODTÜ İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu’nun raporlarına göre, körfezlerin dibindeki suyun oksijen seviyesi, normalde 7 miligram olarak olması gereken değerden düşmüş ve yalnızca 4 miligramı bulmuş. Bu durum, bilim insanları tarafından ‘kötü senaryoya’ ulaşılmak suretiyle tanımlandı; yani, uzun süredir endişe duyulan ve ciddi ekolojik sonuçlara yol açabilecek bir krizin başladığının göstergesi olarak kabul edildi. Aşırı yağışlar ve şehirlerden kaynaklanan kirleticilerin denize karışması, bu kritik düşüşü tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Salihoğlu, deniz kirliliğinin sadece plastik atıklarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda şehir atıklarından, nehirlerden ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot ve fosfor yüklerinin deniz ekosistemine olumsuz etkileri olduğunu vurguladı. Deniz bulanıklığının, ışık geçirgenliğinin azalmasıyla birlikte alglerin aşırı çoğalmasına neden olarak, bu durumu daha da karmaşık hale getirdi. Bu durum, özellikle körfezlerde zararlı alglerin ortaya çıkışını ve insan sağlığı açısından risk oluşturabileceğini işaret ediyor. Bilim insanları, Antalya Körfezi’nde su kalitesinin arttığını ve oksijen azlığının gözlemlenmediğini belirterek, diğer bölgelerin daha dinamik koşullara sahip olduğunu ve bu nedenle daha dirençli olduğunu ifade ettiler.

Sonuç olarak, ‘Akdeniz İzleme Seferi’nin bulguları, Akdeniz’in geleceği hakkında ciddi bir uyarı niteliğinde. Bilim insanları, kirliliğin tahammül edilebilir sınırların ötesine geçtiğini, oksijen seviyesinin düşmeye devam etmesi halinde biyoçeşitliliğin ve deniz canlılarının yaşamlarının tehdit altında olduğunu vurguladı. Aşırı yağışlar, iklim değişikliği ve karadan denize taşınan kirleticiler, bu olumsuz tabloyu daha da derinleştiren ana unsurlar olarak değerlendiriliyor. ODTÜ’nün araştırmaları, deniz ekosistemlerini koruma ve sürdürülebilir bir gelecek için acil önlemler almanın gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.”}p>”