Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı kırsal bölgelerinde, üzüm bağlarının bereketli hasatından sonra ortaya çıkan bir mucize: Asırlık pekmez üretimi. Hizan'ın Hizan ilçesine bağlı köy ve mezralarında, bağların sunduğu eşsiz verim, yöre halkının yaşamına renk katarken, aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası da yeniden canlandırıyor. Bu üretim, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bölgenin zengin tarihini ve geleneklerini temsil eden önemli bir sembol haline geliyor.

Her yıl sonbahar mevsiminde başlayan bu özel süreçte, köylüler bir araya gelerek imece usulüyle çalışıyorlar. Bağlardan toplanan üzümler, büyük çorbacılar ve havuzlar kullanılarak özenle sıkılıyor. Bu işlem, yörenin en nadide üzümlerinden elde edilen lezzetinin ortaya çıkmasını sağlıyor. Akşar köyündeki Kılavuz mezrasında yetişen, yöresel lezzetiyle öne çıkan siyah üzümler, hem sofraların vazgeçilmezi oluyor hem de pekmez yapımında değerli bir hammadde olarak kullanılıyor. Bu geleneksel yöntemlerle üretilen pekmez, Hizan'ın kendine özgü tatlarını yansıtarak bölgeye adını altın harflerle yazdırıyor.

Pekmez yapımının incelikleri ise nesilden nesile aktarılan, yüzyıllık bir bilgelik içeriyor. Üzümler, özel yöntemlerle sıkılarak yoğun bir süzgeçten geçiriliyor. Bu üzüm suyu, ardından beyaz toprakla karıştırılarak mayalanmaya bırakılıyor. Bu doğal süreç, üzüm suyundaki şekerlerin fermente olmasına neden oluyor. Mayalanan üzüm suyu, büyük kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Bu uzun ve sabır gerektiren işlem sonucunda, üzüm suyu yoğunlaşıp kıvam alarak, yörenin en özel lezzetlerinden biri olan pekmeze dönüşüyor. Bu süreçte kullanılan doğal yöntemler, pekmezin aromasını ve besin değerini koruyor.

Erkan Özer gibi üreticiler, bu geleneği yaşatmak için büyük çaba gösteriyor. Üzümlerini topladıktan sonra, bu uzun ve titiz sürecin her aşamasını dedelerinden öğrendiği yöntemlerle gerçekleştiriyor.