Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titiz çalışması sonucunda Milas Belediyesi'ne yönelik kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Bu operasyon, belediye kaynaklarının usulden harcanıp harcanmadığını denetlerken, aynı zamanda kamu kaynaklarının akıbetini de aydınlatmayı hedefliyor. Eş zamanlı olarak Muğla, Adana, Ankara, Bursa, Elazığ, Hakkari, İstanbul, Gaziantep, Kilis, Kocaeli, Manisa, Van ve Ordu'da gerçekleştirilen bu operasyon, 35 şüpheliyi hedef aldı.

Soruşturmanın merkezinde, şirketler tarafından sunulan ihale evraklarının sahteciliği ve bu evraklar üzerinden düzenlenmiş iş deneyim belgeleri yer alıyordu. Bilirkişi raporları, şirketlerin sunduğu belgelerde sistematik usulsüzlükler olduğunu gösterdi: Aynı hesap numaraları, vergi kimlikleri ve IBAN'lar, örtüşen SGK hizmet dökümlerine, tutarsız mali müşavir bilgileri ve banka dekontlarındaki tutarsızlıklar tespit edildi. Ayrıca, geçici kabul tutanaklarında aynı tarihlerde farklı imzaların yer alması ve belgelerin kopyalama yoluyla sahte olarak hazırlanması, soruşturmayı daha da derinleştirdi. Bu durum, belediyenin mali yapısında büyük bir şaşkınlık yaratırken, kamuoyunda ciddi endişeler uyandırdı.

Soruşturma, 34 farklı şirket tarafından yapılan 35 ihale başvurusu ve bunlardan 32'sine ait 33 iş deneyim belgesinin Milas Belediyesi tarafından onaylanmasıyla sonuçlandı. Bu onaylanmış belgelerin üzerinden geçirilmediği, ihale bedellerinin toplamının 2 milyar 579 milyon 555 bin 355 TL olduğu kaydedildi. Ancak, bu bedelin sadece bir başlangıç noktasıydı. İlgili şirketlerin kamu ihalelerine katılımı ve bu ihalelerin toplam değerinin 3 milyar 714 milyon 262 bin 711 TL 18 kuruş olduğu ortaya çıktı. Ek olarak, sahte belgeler sayesinde şirketlerin toplamda 342 milyon 880 bin TL'lik bir sermaye artırımına gittiği iddia edildi. Bu durum, belediyenin mali durumu ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda ciddi soruları beraberinde getirdi.

Operasyonun ardından Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu D.T. ile birlikte 27 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Şüphelilerin ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Resmi belgede sahtecilik’ suçlarıyla yargılamaya başlaması bekleniyor. Bu operasyon, Türkiye'de kamu ihale süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Soruşturmaların devam ettiği bu süreçte, gelecekte benzer olayların önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması bekleniyor.