Dünyanın dört bir yanından delegelerin akın edeceği, iklim değişikliği mücadelelerinin kilit anının yaşanacağı büyük bir organizasyon için son hazırlıklar tamamlandı. 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye'nin turizm merkezi Antalya, BM'nin iklim zirvesi olan COP31'in ev sahipliği yapacağı tarihi zirveye kucağı açıyor. Bu önemli etkinlikle birlikte bölge ekonomisi ve Türkiye'nin uluslararası imajı da güçleniyor.

Zirve, yaklaşık 100 bin katılımcıyı ağırlayacak ve 2 milyar doların üzerinde bir ekonomik aktivite yaratması bekleniyor. Bu kapsamda, güvenlik, ulaşım, konaklama ve lojistik alanlarında kapsamlı önlemler alındı. 30 binin üzerinde personelin görev yaptığı organizasyon, Antalya'nın altyapısını da sonuna kadar kullanacak şekilde planlandı. Mavi ve Yeşil Bölgeler, zirvenin kalbin olacak, bu bölgeler ise hem resmi müzakerelerin yapılacağı hem de kamuya açık etkinliklerin gerçekleştirileceği alanları kapsayacak.

COP31'in ana alanı olan Mavi Bölge, 527 bin 414 metrekarelik bir alana yayılıyor ve 28 toplantı salonu, fuaye alanı, genel kurul salonları ve BM delegasyon ofisleri gibi birçok önemli imkan sunuyor. Bu bölgede, dünyanın önde gelen bilim insanları, politikacılar ve sivil toplum temsilcileri arasında yoğun ve verimli müzakereler yürütülecek. Yeşil Bölge ise kamuya açık etkinlikler için ayrılmış, farklı temalara odaklanan pavilyonlar ve merkezlerle dolu 582 bin 244 metrekarelik bir alana sahip.

Zirve boyunca güvenlik öncelikli olacak. İHA'larla desteklenen kapsamlı bir güvenlik planı hayata geçirilecek, Antalya'nın tüm önemli noktaları, konaklama tesisleri ve ulaşım güzergahları sıkı bir gözetim altında olacak. Emniyet güçleri, AFAD ekipleri, sağlık personeli ve itfaiye ekipleri de görev başında olacak. Antalya'nın turistik altyapısı, bu önemli zirve için yeniden şekillenerek, dünyanın en büyük iklim konferanslarından biri için ideal bir zemin hazırlanmış durumda.