İngiltere'nin uluslararası arenadaki konumunun geleceği, karmaşık bir stratejik değerlendirme gerektiriyor. Kamu Politikası Araştırma Enstitüsü (IPPR) tarafından yayımlanan son rapor, ülkenin tek başına karşı karşıya olduğu küresel tehditler ışığında, Avrupa Birliği'ne yeniden dönüşü orta vadeli bir hedef olarak vurguluyor. Rusya'nın agresif politikaları, Amerika Birleşik Devletleri'nin değişken dış politikası ve Çin'in artan ekonomik etkileşimi, İngiltere'nin güvenlik ve ekonomik refahını koruma kapasitesini ciddi şekilde sınırlıyor.
Rapor, İngiltere'nin, küresel güçlerin yeniden şekillenmesinde ortaya çıkan bloklar içinde bir rol oynamak için, sadece ticaret anlaşmalarına odaklanmanın yetersiz kalacağını savunuyor. Hükümetin, AB ile işbirliğini, savunma, sanayi politikaları ve siyasi stratejiler gibi daha geniş alanlara yayarak güçlendirmesi gerektiği belirtiliyor. Bu durum, İngiltere'nin, Avrupa'nın gelecekteki güvenlik ve ekonomik düzenlemelerine aktif olarak katılmasını ve bu düzenlemelerin şekillendirilmesine katkıda bulunmasını hedefliyor.
Rapor, kamuoyunun AB üyeliğine yönelik desteğini artırmak için harekete geçilmesini talep ediyor. Bu, hükümetin, AB'ye yeniden katılma konusundaki siyasi kararlılığını ve stratejik vizyonunu net bir şekilde ifade etmesini gerektiriyor. Ayrıca, AB ile Avrupa Savunma İttifakı'nın oluşturulması, ortak sanayi politikalarının geliştirilmesi ve siyasi destek sağlanması koşullarında, yeni bir referandum veya seçim programında açık bir taahhüt yoluyla üyelik için gerekli yetki alması öneriliyor.
IPPR İcra Direktörü Harry Quilter-Pinner, Brexit sonrası İngiltere'nin stratejisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak,