Elazığ'ın eşsiz coğrafyası, Keban ilçesinin Nimri köyünde bir dönüm noktası yaratıyor. Soğuyan havalar, yüzyıllardır süren bir geleneğin yeniden canlanmasına neden oldu. Barış Manço'nun unutulmaz şarkılarından biri olan 'Çıt Çıt Çedene'nin yankıları, bu bölgedeki menengiç çedene hasadını tetikledi. Köylüler, şarkının melodisiyle birlikte bahçelerine akın ederek, bu eşsiz doğal zenginliği topluyor.

Pistacia terebinthus olarak bilinen bu bitki, yaz aylarında kırmızı rengiyle dikkat çekiyor. Sonbaharın gelişiyle birlikte meyveleri koyu yeşile dönüşürken, çiftçiler özel ekipmanlar kullanarak dallardan toplanan taneleri özenle yere düşürüyor. Bu süreçte, her bir tanenin değeri, köylülerin emeğiyle birleşerek benzersiz bir kahve tozu haline geliyor. Ağaçların altında kurulan bu hasat, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir kültürel mirası da temsil ediyor.

Toplanan çedene taneleri, geleneksel yöntemlerle işlenerek kahve tozu haline getiriliyor. Odun ateşinin sıcaklığı altında kavruldukları ‘dibek’ taş havunlarda, köylüler el emeğiyle bu taneleri öğüyor. Elde edilen kahve tozu, kilogramı 700 liradan kapış kapış satılarak köylülerin geçimini sağlıyor. Bu özel ürün, yurt içinde ve dışında büyük ilgi görüyor, özellikle gurbetçiler Avrupa'ya kolilerce taşıyor.

Bu köklü üretim geleneği, sadece ekonomik bir aktivite değil, aynı zamanda şifa açısından da zengin bir kaynak. Çedene, sindirimi kolaylaştırma ve solunum yollarını rahatlatma gibi faydalarıyla öne çıkıyor. Bu nedenle, köylüler hem şifa niyetine hem de ticari amaçla bu ürünün üretimini sürdürüyor. Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş.'nin telif hakları altında yayınlanan bu haber, Elazığ'ın doğal mirasının ve köylülerin emeğinin bir yansıması olarak değer kazanıyor.