Kira sözleşmelerinin en çok tartışılan konularından biri, kiracının evden taşınırken duvarları boyatması gerektiği konusu. Yargıtay'ın bu konuda verdiği son kararlar, kiracıların bu yükümlülükten sıyrılabilmesi için önemli kriterler belirleyerek, hem kiracıların hem de ev sahiplerinin haklarını koruyor. Bu durum, kira bedellerindeki artışlar ve tahliye talepleriyle birlikte, evden çıkarken boya ve badana masraflarının kim tarafından karşılanacağı sorununun da yeniden gündeme getirilmesine neden oluyor.

Hukuk uzmanlarına göre, kiracının her durumda evi tahliye ederken boya ve badana yaptırması gerekmiyor. Kira sözleşmesinde “Boyanarak teslim edilecektir” gibi bir ibare bulunması, kiracının bu konuda bir sorumluluğu otomatik olarak oluşturmuyor. Ancak, evin durumu, normal kullanımın getirdiği yıpranmalarla kıyaslandığında farklılık gösterebiliyor. Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesi, kiracının taşınmazı sözleşmeye uygun kullanması nedeniyle ortaya çıkan olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulmayacağını belirtiyor. Bu kapsamda, duvar boyasının zamanla solması, normal kullanım sonucu oluşan küçük izler veya parkelerin renginin matlaşması gibi durumlar, kiracının sorumluluğunda olmayan olağan yıpranmalar olarak kabul ediliyor.

Önemli olan, kiracının evin kullanımında özen göstermesi ve sözleşmedeki hükümlere uyması. Eğer kiracı, taşınmazı bilerek zarar vererek veya kötü kullanarak hasar meydanaattığında, bu durumda sorumluluk tamamen ona ait olacaktır. Ancak, yıllar içinde oluşan doğal yıpranmalar nedeniyle boya masrafının kiracıya yüklenemeyeceği durumlar sıkça karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, Yargıtay'ın aldığı kararlar, kiracının olağan kullanım sonucu oluşan hasarlardan sorumlu olmadığını vurgulayarak, kiracıların haklarını koruyor.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin verdiği bir emsal kararında, kiracının taşınmazı özenle kullanması ve sözleşme sonunda teslim etmesi gerektiği belirtiliyor. Kararda, depozitonun iadesi için taşınmazın boş, temiz, boyalı ve bakımlı teslim edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Yargıtay, kiracının sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle meydana gelen yıpranmalardan sorumlu olmadığını, yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarların kiracıya yüklenebileceğini belirtiyor. Bu durum, depozitodan boya parası kesilmesinin hukuki uyuşmazlıklarına yol açabileceği için, kiracıların haklarını koruma konusunda dikkatli olmaları gerektiğini gösteriyor.