Küresel metaller piyasasında, Londra Metal Haftası'nın gölgesinde önemli değişimler yaşandı. 19 Ekim'de başlayan ve metal piyasasının yönünü belirleyecek olan bu hafta, sanayi metallerinde genel bir yükseliş trendine işaret etti. Bakır, alüminyum, çinko, nikel, kurşun ve kalay gibi altı ana sanayi metalinin fiyatları, piyasalarda oluşan alım baskısını yansıtarak önemli ölçüde arttı.
Londra Metal Borsası’nda (LME) gerçekleşen işlemler sonucunda, bakır ton başına 14 bin 480 dolara yükselerek, bir önceki günkü seviyesinden belirgin bir artış kaydetti. Metal piyasasının odak noktası olan bu yükseliş, madencilik sektöründeki üretimdeki zorluklar ve ABD’nin potansiyel ithalat tarifeleri gibi faktörlerin etkisiyle şekillenmişti. Aynı zamanda, doların zayıflaması ve teknoloji hisselerindeki satışlar da küresel piyasalarda genel bir istikrar yaratırken, metal fiyatlarında da destekleyici bir rol oynamıştı.
Piyasadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri, bakır stoklarının küresel dağılımındaki dengesizlikti. ABD’de yoğunlaşmış olan bu stoklar, dünya genelindeki diğer piyasalarda metal tedarikini kısıtlıyor, alıcılar için tedarik koşullarını zorlaştırıyordu. Comex onaylı depolarda tutulan bakırın miktarı, dünya genelindeki toplam stokların yaklaşık %70’ine ulaştı. Bu durum, metal piyasasında arz ve talep arasındaki dengeyi olumsuz etkiliyor, fiyatların yüksek seyretmesine neden oluyordu.
Ek olarak, konsantre cevher tedarikindeki sıkıntılar ve izabe tesislerinin kapasite artırma çabaları, bakır üretim zincirinde rekabeti daha da artırıyordu. Asya-Pasifik bölgesinde bakır konsantresi işleme ücretleri, negatif seviyelere gerileyerek, izabe tesislerinin hammadde bulmak için gelirlerinden vazgeçmesine neden oluyordu. Bu durum, bakırın nihai piyasasında kârlılıkların baskı altında kalmasına yol açarken, metal piyasasında genel bir belirsizlik yaratıyordu. Diğer sanayi metallerinde de benzer bir yükseliş gözlemlenirken, arz ve talep arasındaki farklılıklar piyasaların dinamiklerini belirlemeye devam ediyordu.