Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair dikkat çekici bir analiz sunarak, olası bir kredi notu yükselişinin gerçekleşmesi için gereken temel unsurları belirledi. Kuruluş, enflasyonun düşüş hızının, uluslararası rezervlerin artışının ve Türk lirasına olan güvenin sürdüğünü vurgulayarak, bu üç başlığın kritik önemine dikkat çekti. Mevcut 'BB-/B' notu ve 'durağan' görünümünün devam etmesi beklenirken, kurumun öngörülerinin piyasalarda önemli yankılar yaratması olası.

Karen Vartapetov liderliğindeki S&P Global Ratings ekibi, dezenflasyon sürecinin beklentilerin ötesinde ilerlemesinin Türkiye'nin kredi notunu destekleyebileceğine işaret etti. Ancak, bu senaryonun gerçekleşmesi için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) uluslararası rezervlerini güçlendirmesi ve hane halkının tasarruflarını döviz yerine Türk lirası cinsinden yapmaya devam etmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, ekonomi politikalarında ani değişikliklerin yaşanmaması da notu olumlu yönde etkileyecek önemli bir faktör olarak kabul edildi. Merkez Bankası'nın politika faizini yıl sonuna kadar en az yüzde 35 seviyesinde tutması ve 2027'ye kadar bu faiz oranını koruması beklentisi, yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.

S&P'nin analizinde, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin yol açtığı enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye'nin enflasyon hedeflerini etkileme potansiyeli de göz ardı edilmedi. Bu durum, TCMB'nin para politikasını şekillendirecek önemli bir unsur olarak değerlendirildi. Kurum, ortalama enflasyonun 2026'da yüzde 30,9 ve 2027'de yüzde 21,7 seviyesinde gerçekleşmesini öngörürken, ekonomik büyümenin de 2026'da yüzde 3,7'ye yükselmesini bekliyor. Bu tahminlerin, küresel ekonomik koşullar ve enerji fiyatları gibi dış faktörlere bağlı olarak değişebileceği belirtildi.

Kurum ayrıca, Türkiye'deki cari açığın büyümesi ve hane halkının dövizden Türk lirasına dönüşü gibi risklerin, kredi notu üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabileceğine dair uyarılar yaptı. Yatırım fonlarının tasfiye sürecinin piyasalara yayılma potansiyeli de yakından takip ediliyor. S&P, bu süreçte TL'ye olan güvenin artış göstermesi ve yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağının belirlenmesi gibi konuların, Türkiye'nin finansal istikrarı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.