Harran ilçesinde, belediye başkanının aldığı iddialara göre lüks bir malikane yapması, aynı zamanda belediye şirketleri üzerinden yapılan arsa satışları ve imar uygulamalarıyla büyük bir kamu zararına yol açıldığına dair şok edici iddialar ortaya çıktı. Şanlıurfa’nın bu tarihi ilçesinde, başkan Mahmut Özyavuz’un gösterişli yaşam tarzı ve yönettiği belediye şirketleri arasındaki karmaşık ilişkiler, dikkatleri üzerine çekti. Bu durum, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda ciddi soruları beraberinde getiriyor.
İddiaya göre, başkan Özyavuz’un 63 odalı bir malikane yaptırması, tepkilere neden oldu. Malikanenin önünde palmiye ağaçları bulunması, bu iddiaları pekiştiriyor. Ancak, bu lüks yaşamın ardında, belediye şirketleri üzerinden yapılan usulsüz arsa satışları ve imar uygulamalarıyla 3 milyar liralık bir kamu zararı olduğu iddia ediliyor. Bu zararın kaynağına dair yapılan incelemelerde, belediye şirketlerinin yönetimindeki değişiklikler ve sermaye artışları dikkat çekiyor. Şirketin, kısa sürede 1 milyar liraya yükseltilmesi ve 89 işyeri ile 23 konut inşa edilmesi, şüpheleri artırıyor.
Şikâyet mektuplarında, belediye şirketinin başına geçirilen Mahmut Işık’ın, şirketteki yetkileri Özyavuz’dan devralması ve şirketin yönetiminde yaşanan karmaşık değişimler yer alıyor. Ayrıca, Hazine’ye ait 4 bin 724 metrekarelik bir arsanın, 2021’den itibaren defalarca el değiştirmesi ve sonunda belediyeye geri satılması, usulsüzlük iddialarını güçlendiriyor. Bu işlemlerin içinde yer alan S.I.’nın, Sulama Birliği’nde işçi olarak çalıştığı bilgisi de, iddialara destek oluyor. Bu durum, belediye kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve kamu zararının kaynağının belirlenmesi için kapsamlı bir soruşturma başlatılması gerektiğini gösteriyor.
Şu anda başkan Özyavuz hakkında soruşturma başlatılmış, MASAK tarafından da inceleme yapılıyor. Başkan Özyavuz, iddialara karşı savunmasında, amcasının belediyede kadro aldığını ve onu attığını, Sayıtaş’ın da uyardığını ve bu nedenle farklı yöntemlere başvurduğunu savundu. Bu iddialar, yerel yönetimlerin yönetimi, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından önemli bir uyarı niteliğinde. Bu tür şüpheler, kamuoyunun güvenini sarsabilir ve yerel yönetimlerin faaliyetlerini yakından takip etme ihtiyacını artırabilir.