Türkiye’nin finans piyasalarında yaşanan büyük yankı uyandıran vurgun, toplumun genelinde derin bir rahatsızlık yaratmış durumda. Betimar Araştırma’nın gerçekleştirdiği son anket, bu olayın halkın vicdanında nasıl yer edindiğini çarpıcı verilerle gözler önüne seriyor. Anket, sadece krizin varlığının farkında olanların değil, aynı zamanda krizin sorumlusunun kim olduğuna dair fikir bulanların da yoğun tepkilerini ortaya koyuyor.

Anket sonuçlarına göre, halkın %45,5’i fon krizi hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtirken, %42,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ediyor. Ancak, sorulan en kritik soru olan “Sizce borsa ve fon krizinde ortaya çıkan son sorunlarda en fazla hangi kesimin sorumluluğu var?” sorusuna halkın cevabı, hükümete yönelmiş durumda. %52,8’lik bir kesim, bu krizin temel sorumlusunun hükümet olduğunu belirtiyor. Bu oran, AKP seçmenleri (%30,5) ve MHP seçmenleri (%46) arasında da benzer şekilde kendini gösteriyor. Halkın %70’i ise bu krizin, hükümete ve ilgili siyasi kurumlara olan güvenin azalmasına neden olduğunu kabul ediyor. Bu durum, krizin sadece finansal bir sorun olmadığını, aynı zamanda siyasi bir krize dönüşme potansiyelini de barındırıyor.

Anket, krizin üstünün kapatılacağına dair yaygın bir inancın olmadığını da ortaya koyuyor. Halkın %50,5’i, fon soruşturmasının iktidara güveni azaltacağını öngörüyor. Ancak, sorulan “Kimsenin hakkını yedirmeden bu meseleyi çözüyoruz” şeklindeki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasına karşılık, %56,1’lik bir kesim, krizin üstünün birkaç istifa istemiyle kapatılacağını düşünüyor. Bu yanılgı, halkın krizin karmaşıklığına ve potansiyel sonuçlarına dair tam bir anlayışa sahip olmamasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Anket ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşımına dair eleştirilere de yer veriyor. Özgür Özel gibi muhalefet liderlerinin “Erdoğan’ın bilgisi varsa sorumluluğu vardır, yoksa yönetim zaafı vardır” şeklindeki ifadeleri, %501’lik büyük bir çoğunluk tarafından destekleniyor.

Anket, sadece kamuoyunun tepkilerini değil, aynı zamanda krizin ardındaki potansiyel güçleri de ortaya koyuyor. AKP’li eski milletvekili Orhan Miroğlu’nun, krizin “PKK ve dış güçlerin değil, fon çetesinin sebep olduğu bir beka sorunu” olduğunu iddia etmesi, krizin siyasi boyutunu daha da derinleştiriyor. Metin Külünk’ün “Geciken her günün, Erdoğan’ı devirmek isteyenlerin önüne yeni fırsatlar açtığını görün. Derhal Sayın Cumhurbaşkanımızı doğru bilgilendirin” şeklindeki çağrısı ise, krizin potansiyel olarak siyasi bir istikrarsızlığa yol açabileceğine işaret ediyor. Yıldıray Oğur’un “Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı” başlıklı yazısında, Cumhurbaşkanının krizin tam olarak farkında olmaması eleştirilirken, halkın bu konudaki beklentilerinin ve talep ettiği hızlı ve şeffaf bir süreç vurgulanıyor.