Türkiye’nin teknoloji meraklıları tarafından doğan, finansal veri analizi alanındaki bu olağanüstü girişim, artık küresel arenada yeni bir sayfa açıyor. Sevilay Çoban tarafından haberleştirilen bu gelişme, özellikle yapay zeka ve uyum teknolojileriyle ilgilenen yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için büyük önem taşıyor. Sanction Scanner, hiç dış finansman almadan, 80 ülkede 800’ü aşkın kurumsal müşteriye hizmet veren, şimdiye kadar gösterdiği başarı ile gurur kaynağı.

Bu başarı hikayesi, tamamen Türkiye’de geliştirilen, özgün bir teknolojiye dayanan, yerli bir firmaya ait. Şirketin kurucuları ve çalışanları, elde ettikleri tüm geliri doğrudan kendi işlerine yatırım yaparak, hızla büyüdüler. Bu, özellikle Türkiye’de girişimciliğin önemini vurgulayan ve yerli üreticilere olan güveni artıran bir örnek teşkil ediyor. Şirket, 2020 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Kuçlukka bölümünde, finansal kuruluşların yaptırım listelerini tarama ihtiyacına yönelik bir çözüm üretmeyi hedefleyerek kurulmuş ve kısa sürede önemli bir büyüme kaydetmiştir.

Complead CEO’su Fatih Coşkun, şirketin ABD pazarına açılma stratejisini, yapay zeka tabanlı teknolojilerinin, ABD’nin köklü uyum yazılımı sağlayıcılarına rakip olmayı hedeflediğini vurgulayarak açıkladı. Şirket, New York’ta kurduğu bir ekip ve yerel işbirlikleriyle, küresel pazarda daha da güçlenmeyi planlıyor. Şirket, müşterilerinin yarısından fazlasının yurt dışında bulunduğunu ve Türkiye’de de 200’den fazla lisanslı kurumla çalıştığını belirterek, uluslararası pazarda rekabet gücünün önemini bir kez daha vurguladı.

Complead’in başarısının sırrı, sadece güçlü teknolojisi değil, aynı zamanda geleneksel yöntemlerin aksine, yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmalarını kullanarak finansal riskleri daha hızlı ve doğru bir şekilde tespit etme yeteneğinde. Şirketin geliştirdiği sistemler, müşterilerinin işe alım anındaki risk profilini çıkarıyor, işlem akışını gerçek zamanlı olarak izliyor, dolandırıcılık desenlerini yakalıyor ve nihai faydalanıcıları çözüyor. Bu sayede, finansal kurumlar, uyumluluk süreçlerini daha verimli bir şekilde yönetebiliyor ve maliyetlerini düşürebiliyor. Şirket, yapay zeka kullanımında hız kadar kararların açıklanabilirliğinin de kritik olduğunu vurgulayarak, sistemlerinin şeffaf ve güvenilir olduğundan emin oluyor. Bu da, müşterilerin ve düzenleyici kurumların güvenini artırıyor.”} çağrıları: