Türkiye’nin F-35 programındaki yerini kaybettiği süreç, uluslararası güvenlik arenasında önemli bir tartışma konusu haline geldi. ABD’de bekleyen 6 adet Türk F-35A savaş uçağının kaderi, Rusya’dan edinilen S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Washington ile Ankara arasındaki hassas ilişkilere bağlı olarak karmaşık bir hal almıştır. Bu durum, hem Türkiye’nin savunma stratejisi hem de Batı ittifakları arasındaki koordinasyonun önemini gözler önüne seriyor.
2002 yılında katıldığı Müşterek Taarruz Uçağı (F-35) programı kapsamında Türk savunma sanayii şirketleri, uçağın üretim sürecine önemli katkılarda bulunmuştu. Yaklaşık 1,4 milyar dolar tutarında bir yatırımın yapılması planlanırken, programın Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda sonlandırılması, beklenmedik bir dönüm noktası oluşturmuştur. Rusya’dan S-400’ün alınması, ABD tarafından bir uyarı olarak algılanmış ve sonuç olarak Türkiye’nin F-35 programından ayrılmasına zemin hazırlamıştır. Bu ayrılık, sadece bir askeri proje değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin de yeniden tanımlanmasına yol açmıştır.
Ekim 2026’da ortaya çıkan görüntüler, söz konusu uçakların ABD’deki depolama alanlarında bekletilmeye devam ettiğini gösterdi. Yıllar geçtikçe bu durum, Türkiye’nin F-35 programına geri dönme ihtimalini belirsiz bırakmış, Ankara ile Washington arasındaki iletişimde bir boşluk yaratmıştır. ABD yönetimi, S-400 radarlarının F-35’in düşük görünürlük özelliklerine ilişkin hassas verileri toplayabilmesi ve bu bilgilerin Rusya’nın eline geçebilmesi riskini vurgulayarak, bu uçakların teslimine karşı endişelerini dile getirmiştir. Bu endişeler, yaptırım sürecini tetiklemiş ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasında önemli bir rol oynamıştır.
Ancak son dönemde yaşananlar, F-35 meselesini daha da karmaşık hale getiriyor. ABD’ye ait F-35A savaş uçaklarının Hindistan’da düzenlenen Tarang Shakti 2026 tatbikata katılması, Türkiye’nin programdan çıkarılmasına dair soruları yeniden gündeme getiriyor. Hindistan’ın da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri satın alması, ABD’nin tutarsız politikası hakkında ciddi eleştirilere yol açıyor. Hindistan Hava Kuvvetleri Komutanı’nın F-35’lere erişiminin sınırlandırılması ve uçaklara yaklaşma konusundaki kısıtlamalar, ABD’nin hassas teknolojilerini koruma konusundaki yaklaşımını sorgulamaktadır. Bu durum, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüş ihtimalini daha da belirsizleştirirken, uluslararası güvenlik ilişkilerindeki dinamikleri de yeniden değerlendirilmeye davet ediyor.”} Kullanıcı adı ya da e-posta adresi: