Sakarya’nın göz Kamaştırıcı Sapanca ilçesi Fevziye Mahallesi’nde, beklenmedik bir doğa afeti, derenin ani yükselmesiyle hayatı durma noktasına getirdi. Taşma olayının ardından, bölgede bulunan bir bungalovda mahsur kalan 8 kişi, acil müdahale çağrısı üzerine AFAD ve diğer arama kurtarma ekiplerinin hızlı müdahalesiyle hayati tehlikeden kurtarıldı. Kurtarılma operasyonunun merkezinde, 8 aylık minik Zeynep bebek yer alıyordu.

Operasyonun ilk aşamalarında, 8 aylık Zeynep bebek, tahliye sırasında uyku düzenini bozma konusunda dikkatli olunarak, ekip amiri Murat Ergül tarafından nazikçe pışpışlanarak yeniden uyutuldu. Bu minik mucize, bölge halkının ve arama kurtarma ekiplerinin özverili çabalarıyla gerçekleşti. Olayın ardından, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla bu kahramanlığı vurgulayarak, “Sen uyu Zeynep kızım, biz buradayız.” diyerek minik Zeynep’e destek verdi.

Bakan Çiftçi’nin paylaşımlarında, Zeynep bebeğe yönelik duygu dolu ifadeler dikkat çekti: “Ama büyüdüğünde bil ki sen daha onların adını bile bilmezken, onlar seni korumak için seferber oldu. Seni kurtaran o eller, uykunu bölmeye bile kıyamadı.” Bu ifadeler, afet durumlarında dayanışmanın ve fedakarlığın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Operasyonun ardından, tüm afetlerde görev yapan personelin başarıları tebrik edildi ve çocukların güvenliğinin her zaman öncelikli tutulması gerektiği vurgulandı.

Operasyonun perde arkasında, Sakarya AFAD arama kurtarma teknisyeni Mert Çömlekçioğlu’nun kahramanlığı öne çıktı. Yolların kapalı olması ve mahsur kalanların bulunduğu yerin karşı kıyısında bulunması üzerine, Çömlekçioğlu kendi güvenliğini alarak, derenin güçlü akıntısına karşı yüzerek karşıya geçti ve kurtarma hattını kurdu. Suyun şiddeti ve taşların tehlikeli olabileceği gerçeği göz önünde bulundurularak, ekiplerin hızlı ve etkili bir şekilde hareket etmesi büyük önem taşıyordu. Operasyon sırasında yaşanan zorluklar ve riskler, ekiplerin özverili çalışmalarıyla aşılmıştır. Ayrıca, elektrik direğinin oyulması ve yeni emniyet noktalarının oluşturulması gibi kritik adımlar, ekiplerin hazırlıksız kalmamışlığını gösterdi.”}