Bağdat’ta gerçekleştirilen önemli Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu’daki hassas durumun ve ortaya çıkan güvenlik risklerinin üzerine dikkat çekti. Bakan Fidan, İİT ülkelerine yönelik güçlü bir mesajla, İsrail’in agresif eylemlerinin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiğini ve bu tehdide karşı ortak bir tepki verilmesi gerektiğini vurguladı. ‘Ortak bir güvenlik duvarı’ oluşturarak, uluslararası arenadaki etkilerini artırmaları gerektiği belirtildi.
Fidan, Kudüs’ün statüsünün korunmasının aciliyeti üzerinde durarak, büyükelçiliklerini bu şehre taşıyan ülkelerin hassasiyetine dikkat çekerek, kentin statüsünde herhangi bir değişiklik girişiminin engellenmesi gerektiğinin altını çizdi. Aynı zamanda, iki devletli çözümün sağlanmasının, bölgedeki barış ve güvenliğin temel taşı olduğunu, bu çözüme yönelik kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Gazze Şeridi’ndeki yerinden edilmiş sivillerin insani durumu ise, acil ve kesintisiz yardım ulaştırılması gerektiği yönünde önemli bir hatırlatma niteliğindeydi.
Suriye’nin geleceğine dair değerlendirmesinde, ülkenin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının önemine işaret eden Fidan, Suriye ekonomisinin yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini ifade etti. Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği, özellikle İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki varlığının tamamen sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu durum, bölgedeki dengelerin yeniden sağlanması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirildi.
Konuşmasının son bölümünde, Hormüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı gibi stratejik deniz yollarında seyrüsefer serbestisinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Fidan, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak, Suudi Arabistan ile dayanışma mesajı verdi. Bölgesel istikrarın korunması ve insani yardımın etkin bir şekilde ulaştırılması, Bakan Fidan’ın öncelikli hedeflerinden biri olarak yer aldı.