ABD hisse senedi piyasasının son dönemdeki olağanüstü yükselişi, yatırımcıların dikkatini çekici bir tabloya yöneltti. The Kobeissi Letter’ın detaylı analizine göre, 2024 yılının başından itibaren S&P 500 endeksinin toplam getirisi, büyük ölçüde yapay zeka odaklı 42 hisse senedi tarafından sağlandı. Bu durum, endeksin performansının, belirli bir grup şirket tarafından domine edildiğini gösteriyor ve yatırımcıların risk dağıtım stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açıyor.
Piyasa genişliği, yani endekste yer alan şirketlerin sayısının, 2000’li yılların başındaki ‘dot-com’ balonundan beri en düşük seviyeye gerilemiş durumda. Goldman Sachs’ın analizleri, bu durumun endeksin genel performansını güçlü gösterirken, yükselişin gerçekte ne kadar geniş bir taban üzerinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu durum, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme çabalarının, sınırlı bir sayıda şirkete bağımlı hale gelmesine neden olduğunu işaret ediyor.
S&P 500 endeksinde teknoloji şirketlerinin ağırlığı, son dönemde %40’a yaklaşıyor. Bu yoğunlaşma, yatırımcıların büyük şirketlere olan güvenini ve risk dağıtım stratejilerini etkilemeye devam ediyor. Bununla karşılaştırma yapmak adına, eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi, teknoloji şirketlerinin payını yaklaşık %16 civarında tutuyor. Bu farklılık, endeksin genel performansını daha dengeli hale getirmeyi amaçlıyor.
Ancak, eşit ağırlıklı stratejinin, standart S&P 500 endeksine kıyasla geride kalması, finansal piyasaların karmaşıklığını gözler önüne seriyor. DataTrek Research’in verileri, eşit ağırlıklı S&P 500 endeksinin yaklaşık dört yıldır, piyasa değeri ağırlıklı endeksten daha düşük getiri sağladığını gösteriyor. Bu performans farkı, son 20 yılda en yüksek seviyelerine ulaşmış ve özellikle eylül ayında yaşanan %4’lük gerileme ile 2022’den beri devam eden en uzun haftalık kayıp serisine sahne olmuş. Bu durum, yatırımcıların farklı stratejilerin potansiyelini ve risklerini anlamasının önemini bir kez daha vurguluyor.