Türkiye'nin dinamik inşaat piyasası, uzun süren büyüme trendinin ardından beklenmedik bir dönüşüme hazırlanıyor. Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen, Bloomberg HT'ye yaptığı açıklamalarla, sektörde gözlemlenen daralmanın sadece bir geçici durum olmadığını, aksine uzun vadede daha dengeli bir yapıya geçişin başlangıcı olabileceğini vurguluyor. Yüksek faiz oranlarının yatırım kararlarını ciddi şekilde etkilediği ve yeni yapı ruhsatlarındaki azalmanın gelecekteki projelerin sayısını belirlemede kritik bir rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Sektör, son 14 çeyrek boyunca istikrarlı bir büyüme sergilemiş, bu performansın 2026'nın ilk çeyreğinde da sürdürüleceğinin beklendiği belirtiliyor. Ancak, ikinci çeyrekte yaşanan yüzde 1,9'luk düşüş, piyasadaki bir dengelenme sürecinin işaretçisi olarak değerlendiriliyor. Bu durum, yeni yapı ruhsatlarındaki azalmanın, tamamlanan projelerin yerini daha az sayıda yeni projenin almasına neden olabileceği tahminini doğruluyor. Bu durum, sektördeki yatırımcıların dikkatli stratejiler belirlemesine ve projelendirme süreçlerini daha yakından takip etmesine yol açıyor.
İlgen, yüksek faizlerin konut fiyatları üzerinde baskı yarattığını ve inşaat sektörünün hızlı toparlanma kapasitesine rağmen bu durumun sektörün performansını etkilediğini belirtiyor. Ancak, piyasa koşullarında yaşanabilecek sınırlı bir iyileşmenin sektörde toparlanmayı destekleyebileceğine dair umutlar mevcut. Saint-Gobain olarak, çimento ve beton kimyasalları gibi yapı kimyasalları alanında faaliyet gösteren şirket, Türkiye'nin çimento üretimindeki güçlü konumunun sektöre katkı sağladığını vurguluyor. Bu durum, sektörün toparlanma sürecine olumlu bir katkı sağlayabilir.
Gelecek dönemde ihracatın, döviz girdisi yaratılması açısından önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Yapı kimyasallarının büyük ölçüde yerel kaynaklarla üretilip yerel pazarlarda tüketilmesi ve yüksek teknoloji içeren ürün gruplarında uluslararası ticaretin önemli bir paydaş olması, sektörün küresel rekabet gücünü artırıyor. Şirketin cirosunun yüzde 15'inin ihracattan geldiği ve yıllık ihracatın yaklaşık 50 milyon dolar seviyesinde olduğu bilgisi, sektörün potansiyelini gösteriyor. Özellikle ABD pazarı, yüksek nakliye maliyetlerine rağmen rekabet avantajı sağlıyor. İlgen, Azerbaycan, Gürcistan ve Kafkaslar üzerinden Akdeniz coğrafyasına ve Orta Asya'ya yönelik ihracat hedeflerini belirterek, bu bölgelerin öncelikli pazarlar arasında yer aldığını belirtiyor.