Türkiye’nin kırsal bölgelerindeki toprak ve yaşam haklarını koruma mücadelesi, Tarım İşçileri Sendikası’nın (Tarım-Sen) hazırladığı yeni raporla geniş kitlelerin dikkatini çekiyor. “Topraklarımız Bizim, Holdingler Değil!” başlıklı rapor, Temmuz-Eylül 2026 dönemini kapsayan üç aylık süreçte kaydedilen 61 mücadeleyi detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapor, köylülerin sürdürdüğü direnişlerin çeşitliliğini ve yoğunluğunu gözler önüne seriyor.

Raporun merkez fikri, Türkiye’nin kırsal bölgelerinde artan şirket yatırımlarının, yerli halkın yaşam hakkını tehdit ediyor olması. 34 ilde, toprak, su ve yaşam alanlarının korunması amacıyla yürütülen 39 direniş ve 22 eylem, sendikaya göre bu bölgelerdeki halkın kendi haklarını savunma iradesinin bir göstergesi. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde 16, Doğu Anadolu’da 14, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da 8’er, Akdeniz’de 6, Marmara’da 5 ve İç Anadolu’da 4 kayıtla mücadele yoğunluğu yaşanmış. Ordu, 5 kayıtla bu mücadelelerde ön sıralarda yer almışken, Bingöl, Diyarbakır, Mardin ve Mersin’de de üçer mücadele kaydedilmiş.

Rapor, sadece direnişlerin sayısını değil, aynı zamanda bu direnişlerin içeriğini ve stratejilerini de detaylı bir şekilde analiz ediyor. Maden ve enerji projelerine karşı 27 ve 11 mücadele kaydederken, tarım alanlarının, su kaynaklarının, mera ve orman alanlarının tehdit altında olduğuna dikkat çekiyor. Bu mücadelelerde basın açıklamaları, mitingler, nöbetler, iş makinelerinin durdurulması, davalar ve suç duyuruları gibi çeşitli yöntemler kullanılmış. Özellikle Akbelen’deki YK Enerji’nin kömür sahasını genişletme çabalarına karşı verilen mücadele, Aydın’daki jeotermal projeler ve Ordu’daki sondaj çalışmaları gibi kritik noktalarda önemli kazanımlar elde edilmiş.