Gazze Şeridi'nde, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'nün acı bir hatırlatıcısı olarak, Filistin Sağlık Bakanlığı'nın raporu, bölgedeki insani durumun boyutunu gözler önüne serdi. İsrail'in devam eden saldırıları ve uyguladığı abluka, Gazze'de açlık ve yetersiz beslenme oranlarını felaket düzeyine taşımış durumda. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve hamile kadınlar, hayatta kalma mücadelesi verirken, temel besin ihtiyaçlarının karşılanmasında ciddi zorluklar yaşıyor.
Ağustos 2026 verilerine göre, Gazze Şeridi'nde 158 bin Filistinli, bunlardan 28 bininin hayati tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Bu acı tabloya, çocukların yüzde 12,2'sininde tespit edilen büyüme geriliği ve bu durumun 2027 yılına kadar 74 bin 200 çocuğun akut yetersiz beslenme nedeniyle tıbbi desteğe ihtiyaç duyması gibi veriler eklenince, durumun ciddiyeti daha da belirginleşiyor. Yaşlı nüfusun da gıda kıtlığına ve yetersiz beslenmeye karşı savunmasız olduğu, günlük besin alımının sağlanmasında yaşanan zorluklar ve ilaç tedarikindeki aksaklıklar ile ortaya konuyor.
Bakanlığın tahminlerine göre, 2026 sonuna kadar Gazze Şeridi genelinde 1,4 milyondan fazla insan gıda krizine mahkum olacak. Bu krizin en büyük sorumlusu olan İsrail'in abluka politikası, bölgedeki gıda ve tıbbi malzeme girişini engellemiş, yerel üretimi de olumsuz etkilemiştir. Saldırıların başlamasıyla birlikte, hamile kadınlarda kansızlık vakaları yüzde 41'den yüzde 61'e yükselmiş, gebeliklerin riskli kategoride yer alması artmış ve bu durum, doğum oranlarında da ciddi bir düşüşe neden olmuştur. Bu durum, kadınların sağlığı ve çocukların geleceği açısından büyük bir endişe yaratmaktadır.
Bu felaketin önüne geçebilmek için acil ve kapsamlı bir müdahale gerekiyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Gazze Şeridi'ne gıda, tıbbi malzeme ve ilaçların güvenli, kesintisiz ve sınırlaması olmaksızın ulaştırılması için harekete geçmeli. Yardımların en öncelikli olarak savunmasız gruplara – çocuklar, hamileler, emziren anneler ve yaşlılar – ulaştırılması sağlanmalı. Ayrıca, Gazze'de yerel gıda üretiminin yeniden canlandırılması ve desteklenmesi için uzun vadeli stratejiler geliştirilmeli. İsrail'in insani hukuk ihlallerinin sonlandırılması ve Gazze halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması, uluslararası toplumun önünde yer alan bir sorumluluktur.