İstanbul'un son dönemde yaşadığı doğal afetler, şehir planlaması ve altyapı yatırımları konusunda ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi. İçişleri Bakanı Çiftçi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Sarıyer Ayazağa'daki sel felaketinin ardından bölgede incelemelerde bulundu. Bu ziyaret, afet sonrası hızlı müdahale stratejileri ve uzun vadeli çözüm önerileri üzerine yoğunlaştı.

Bakan Kurum, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul projesi ve Sazlıbosna'daki yapılaşma konusundaki eleştirilerine resmi bir yanıt verdi. İklim değişikliğinin etkilerini göz önünde bulundurarak, benzer afetlerin sıklığının artabileceğini vurgulayan Kurum, bu durumun sadece önlem almakla kalmayıp, kalıcı çözümler üretmeyi gerektirdiğini ifade etti. Dere ıslahı çalışmalarına odaklanan Bakan, “İklim değişiyor, bu afetleri daha sık yaşayacağız. Dolayısıyla iklim değişikliği ile mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk” diyerek, geleceğe yönelik stratejik bir yaklaşım sergiledi.

Ayazağa'daki selden etkilenen vatandaşlarla doğrudan iletişim kuran Kurum, felaketin ardından hayata geçirilmesi planlanan iyileştirme çalışmalarına vurgu yaptı. İBB Başkanvekilimiz ve Sarıyer Belediyemiz ile yapılan görüşmelerde, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için kapsamlı bir planlama yapılması kararlaştırıldı. Bu yaklaşım, afet sonrası hızlı ve etkili bir şekilde müdahale etme kapasitesini güçlendirme hedefiyle atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor.

Özgür Özel'in Kanal İstanbul projesine yönelik eleştirilerine Kurum, bu eleştirilerin siyasi bir zemin üzerine inşa edildiğini savundu. “İstanbul'un en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Bu olayın üzerinden siyaset yapmak acizliktir. Kanal İstanbul projesi üzerinde sadece sosyal konut projeleri yapılmaktadır” diyerek, Özel'in eleştirilerinin gerçeklikle bağdaşmadığını, sadece kendi yönetim beceriksizliğini örtmeye yönelik bir girişim olduğunu ima etti. Konut projeleriyle ilgili paylaşılan rakamlar (1 milyon 700 bin konut yapılmış, deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edilmiş) ise, sosyal konutlara odaklanıldığı iddiasını çürüten önemli veriler sunuyor. Kurum, Özel'in sokağa çıkmadığını ve bölgedeki vatandaşların taleplerini bilmediğini belirterek, kendi iddialarının temeline dayandığına işaret etti.”} attığı kritik vurgularla, konunun farklı boyutlarını da ortaya koydu.