Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin düzenlediği kapsamlı bir düşünce projesi zirvesi, İlim Yayma Vakıf Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın önemli değerlendirmeleriyle sona erdi. Üsküdar Rideva Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen bu etkinlikte, Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerindeki stratejik hedefleri ve Afrika ile kurulan bağların gelecekteki önemine ilişkin çarpıcı görüşlerini paylaştı. Program, üniversite öğrencilerinin katılımıyla Türkiye’nin eğitim dışındaki dış politikadaki rolüne dikkat çekerek, uluslararası arenadaki etkinliğinin artırılması için yeni yolların haritalandırılmasına yönelik bir tartışma ortamı yarattı.

Erdoğan, konuşmasında Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin, ülkenin küresel vizyonuna katkılarının altını çizdi. Bu öğrencilerin, Türkiye’yi yurt dışında temsil etmeleri ve Türkiye ile ilgili doğru bir algı oluşturmaları, ülkenin itibarı ve imajı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle, batı medyasının Türkiye hakkındaki çarpık ve yanlış bilgilerinin, bu öğrencilerin sayesinde etkisiz hale getirildiğini belirterek, Türkiye mezunlarının, gönüllü elçi rolünü üstlenerek, Türkiye’nin uluslararası tanınırlığını artırdıklarını ifade etti. Ayrıca, FETÖ ve PKK gibi terörist örgütlerin, Türkiye’ye karşı yürütülen propaganda faaliyetlerine karşı, bu mezunların gösterdiği direncin önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında, uluslararası öğrenciler ve bu öğrenciler aracılığıyla kurulacak işbirlikleri üzerindeki vurgusu, önemli bir stratejik hamle olarak değerlendirilebilir. Erdoğan, Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda, pazarlarını genişletme ve Afrika’nın potansiyelini kullanma gereğini vurguladı. 2050 yılında Afrika’da yaşayan her dört kişiden birinin yaşayacağı tahminine işaret ederek, Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilere odaklanmanın, Türkiye’nin küresel güç olma yolundaki en önemli adımlardan biri olacağını savundu. Türkiye’nin Afrika’ya iyi bir dost ve komşu olarak yaklaşımının, karşılıklı saygı ve işbirliğinin temelini oluşturduğunu belirterek, bu yaklaşımın, Türkiye’nin gelecekteki başarısının da anahtarı olacağını ifade etti.

Erdoğan, Türkiye’nin Afrika ile ortaklık kurmasının, sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani bir paradigma oluşturma çabasıyla da ilişkili olduğunu vurguladı. Mevcut küresel sistemde sermayeye dayalı, eşitsizlik ve adaletsizlik içeren bir yapının değişmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin, Afrika ile birlikte, insan odaklı bir dünya düzeni inşa etme misyonunu yerine getirebileceğini ifade etti. Türkiye’nin, Afrika’nın dünyanın geleceğinde oynayacağı önemli rolü göz önünde bulundurarak, Afrika ile birlikte yol yürüyen güçlü bir ülke olma hedefinin, Türkiye’nin 21. yüzyılın Türkiye’si için vazgeçilmez olduğunu sonlandırdı. Bu stratejik vizyon, Türkiye’nin dış politikası ve uluslararası ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.”}çouture