İzmir’in Menemen bölgesinde hayata geçirilecek olan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ Başkanlığı tarafından yürütülen devasa proje, hukuki bir zemine oturdu. Bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor, projenin altyapısındaki ciddi zafiyetleri ve çevresel, tarihi hassasiyetleri gözler önüne serdi. İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin aldığı yürütmeyi durdurma kararı, bölgeye dair endişeleri bir kez daha tırmandırdı.
Konu, Doğaköy’de yapılan bir basın açıklamasıyla kamuoyuna aktarıldı. Proje alanının, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti ile doğrudan temas halinde olduğu vurgulandı. Bilirkişi heyetinin bulguları, inşaat faaliyetlerinin antik kenti zaten tehdit ettiği, sit bütünlüğünü ciddi şekilde bozduğu yönündeydi. Açıklamada, koruma kurularından gerekli izinlerin alınmadan, tarihimizin üzerine beton dökülmesinin kabul edilemez bir durum olduğu belirtildi. Bu durum, bölgedeki ekolojik dengeyi ve binlerce insanın yaşam güvenliğini tehlikeye atan bir süreç olarak değerlendirildi.
Açıklamada ayrıca, imar planına esas zemin etüdlerinin yapılmamış olması ve Menemen Fay Zonu üzerinde yer alması nedeniyle projenin taşıdığı riskler detaylı bir şekilde anlatıldı. Yüksek eğimli yamaçlarda ve dere yataklarında planlanan inşaatın heyelan, kaya düşmesi ve sel (taşkın) risklerini ortadan kaldırmadığı, aksine bu riskleri artırdığı vurgulandı. Endemik bitki türlerinin ve yöre halkının geçim kaynağı olan tarım ve mera alanlarının yok edilmesi, ekolojik yıkımın somut bir örneği olarak sunuldu. Bu durum, doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük bir kayıp olarak değerlendirildi.
Kamuoyunu yanıltmaya yönelik girişimlere de yer veren açıklama, yargı sürecinin devam etmesi sırasında sosyal medyada yayılan spekülatif paylaşımların bilirkişi heyeti üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıdığını belirtti. TMMOB ve İzmir Barosu, bilirkişilik kurumunun bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürecek her türlü girişimin karşısında olduklarını açıkça ifade etti. Yürütmeyi durdurma kararı, projenin geleceği açısından önemli bir adımı temsil etse de, kararın tam olarak uygulanması, alandaki tüm inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması ve meydana gelen tahribatın giderilmesi gerektiği vurgulandı. Doğal alanlar, kültürel miras ve kırsal alanların korunması için verilen mücadele devam edecek.