Kahramanmaraş’ın merkez üssü olan ve büyük bir yıkıma yol açan 6 Şubat depreminin ardından, hayatını kaybedenlerin aileleri, bir araya gelerek ‘Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nu oluşturdu. Bu platform, yalnızca adalet arayışında değil, aynı zamanda basın özgürlüğünün de korunması gerektiği yönünde önemli bir mesaj vererek dikkatleri üzerine çekti. Platform, T24 ve Halk TV’nin kapatılmasına yönelik kararlara açık bir şekilde tepki gösterdi ve bu tepki, sadece bireysel bir protesto değil, aynı zamanda daha geniş bir dayanışma çağrısı olarak da yorumlandı.

Ailelerin açıklamaları, deprem sonrası süreçte adalet arayışlarının yanı sıra, basın özgürlüğüne yönelik uygulanan baskılara karşı bir duruş sergiledi. Platform, basın özgürlüğünün, adaletin sağlanması için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayarak, T24 ve Halk TV gibi haber kanallarının kapatılmasının, adalet mücadelesinin engellendiği ve demokratik değerlerin zedelenmeye başladığı yönünde bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti. Bu durum, kamuoyunda adalet talepleri ve basın özgürlüğü tartışmalarını bir araya getirdi.

Platformun sosyal medya paylaşımları, özellikle genç kitleler arasında büyük yankı uyandırdı. ‘Adalet mücadelemizin sesi olan basın emekçilerinin yanındayız’ ifadeleri, basın özgürlüğünün korunmasının sadece belirli medya kuruluşları için değil, tüm medya mensupları ve ifade özgürlüğü için geçerli olduğunu hatırlattı. Bu mesaj, medya ve sivil toplum arasındaki dayanışmayı güçlendirme potansiyeli taşıyor.

Sonuç olarak, Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun T24 ve Halk TV’ye yönelik duruşu, deprem sonrası süreçte adalet arayışının yanı sıra, basın özgürlüğünün korunması ve demokratik değerlerin savunulması açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir. Bu dayanışma örneği, Türkiye’de sivil toplumun ve medyanın, zorlu süreçlerde birbirine destek olma ve ortak değerler için mücadele etme kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi.