Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, günümüz finansal ortamındaki karmaşıklıkların ve piyasa dalgalanmalarının bankacılık sektörüne etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. İktisat Katılım Bankası'na verilen faaliyet izninin, fon piyasalarındaki değişiklikler nedeniyle geçici olarak ertelenmesiyle ilgili yapılan açıklamalar, sektördeki risk yönetimi stratejileri ve düzenleyici süreçler hakkında önemli ipuçları verdi. Özellikle, piyasalardaki belirsizliklerin bankacılık faaliyetlerinin değerlendirilmesindeki rolü vurgulanarak, sektöre yönelik bir değerlendirme yapıldı.
Açıklamalara göre, İktisat Katılım Bankası'nın faaliyet izni başvurusu 3 Ağustos'ta yapılmış olsa da, fon piyasalarındaki ani ve beklenmedik gelişmelerin ardından bankanın operasyonlara başlaması için gerekli onay verilmedi. BDDK Başkanı Kavcıoğlu, bu kararın tamamen önlem odaklı olduğunu ve bankanın faaliyet göstermeye hazır olup olmadığına dair kapsamlı bir değerlendirme yapıldığını vurguladı. Bankanın kuruluş işlemlerinin tamamlandığı ancak henüz hesap açma ve bankacılık hizmetlerine başlamaya hazır olmadığı belirtildi. Bu durum, düzenleyici kurumların piyasadaki riskleri minimize etme çabalarını ve yatırım kararlarını etkileme potansiyelini gösteriyor.
Kavcıoğlu, İktisat Katılım Bankası'nın sahiplik yapısıyla ilgili de detaylandırdı. Bankanın sahibi olan Katılımevim ve Birev'in ortak olduğu grup, bankacılık sektörüne yeni bir oyuncu olarak katılıyor. BDDK'nın Aralık 2024'te verdiği onay, grubun portföy şirketinin o dönemde yeni kurulduğunu ve işlem hacminin düşük olduğunu gösteriyor. Ancak, Kavcıoğlu, bir grup şirketinin portföy yönetim şirketine sahip olmasının banka kuruluş izni almasına engel olmadığını, birçok bankanın da benzer yapılarla faaliyet gösterdiğini vurguladı. Bu, sektördeki rekabet ortamını ve farklı yatırım stratejilerini de yansıtıyor.
BDDK, İktisat Katılım Bankası'na yönelik incelemelerde herhangi bir olumsuzluk tespit etmediğini, 2026 yılında portföy şirketinin işlem hacminin arttığını ve bu durumun kurumlar arası yazışmalarda BDDK'ya yansımadığını ifade etti. Banka izinlerinin sadece başvuru üzerinden değerlendirilmediğini, başvuru sahibi ortaklar ve bağlı bulundukları gruplar hakkında kamu kurumlarından bilgi talep edildiğini, gerekirse yurt dışı bağlantıların da araştırıldığını ve elde edilen veriler doğrultusunda nihai kararın BDDK Kurulu tarafından verildiğini açıkladı. Ayrıca, tasfiye seçeneğinin de değerlendirilebileceğini, ancak kuruluşların ekonomik değerlerinin dikkate alındığını ve banka izninin değerinin 60-70 milyon dolar düzeyinde olduğunu belirtti. Bu bilgiler, sektördeki risk değerlendirme süreçlerinin karmaşıklığını ve düzenleyici kurumların hassasiyetini bir kez daha ortaya koyuyor.