Uçak üreticisi Airbus’ın son Küresel Pazar Tahmini (KPT) raporu, önümüzdeki iki dekada içerisinde Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bölgesinde hava taşımacılığında muazzam bir büyüme beklentisiyle ortaya çıkıyor. Rapor, 2045 yılına kadar hava trafiğinin yaklaşık iki kat artacağını ve bu artışın 8 bin 190 yeni yolcu uçağına ihtiyaç duymasıyla sonuçlanacağını öngörüyor. Bu sayısız uçak, 6 bin 690 tek koridorlu ve 1 bin 500 geniş gövdeli olacak şekilde, mevcut filo yapısını kökten değiştirecek bir dönüşümün habercisi niteliğinde.
Bu büyüme trendinin temelinde, Avrupa ve BDT’nin dinamik nüfusu ve seyahat alışkanlıklarındaki değişimler yatıyor. Hava yoluyla seyahat etme olasılığı yüksek olan orta sınıf nüfusu, 20 milyonluk bir artışla 790 milyon kişiye ulaşacak şekilde önemli ölçüde genişleyecek. Ayrıca, yıllık seyahat eğilimi neredeyse iki katına çıkarak 2,4 uçuşa yükselecek. Bu durum, özellikle Türkiye gibi bölgenin en hızlı büyüyen pazarlarından olan Türkiye için, 1.8 milyon yeni uçak talebini beraberinde getirecek.
Türkiye’nin bu büyüme hedefleriyle ilgili tahmini, ülkenin bölge toplamına %20 oranında katkı sağlayarak 1.8 milyon yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Ülkenin stratejik konumu, 60’tan fazla ülkenin başkentine 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunması ve yüksek teknolojili tesisler sayesinde sınır ötesi e-ticaret ve hava kargo alanında küresel bir merkez haline gelmesi, bu talebi daha da artırıyor. Bu avantajlar, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü görevi görmesini sağlayarak, küresel transfer taleplerine önemli ölçüde cevap verebileceğini işaret ediyor.
Airbus’ın bu öngörüsü, sadece uçak talebinde bir artışla sınırlı değil. Filodaki yeni nesil uçak oranının 2025’te %36’dan 2035’e kadar %82’ye ulaşması hedefleniyor. Bu dönüşüm, yakıt verimliliği, operasyonel performans ve emisyon azaltımı gibi konularda önemli avantajlar sağlayarak, daha sürdürülebilir bir hava taşımacılığı çağına geçişin öncüsü olacak. Airbus Pazar Analizi ve Tahminleri Başkan Yardımcısı Antonio da Costa, bu trendleri değerlendirirken, jeopolitik gerilimlere, faiz artışlarının etkilerine ve enerji maliyetlerinin yol açabileceği zorluklara rağmen Avrupa ve BDT’nin, dünyanın en büyük uçak talep havuzlarından biri olmaya devam edeceğini vurguladı.