Gümüşhane'nin eşsiz topraklarında, tarımsal araştırmaların ışığı doğuyor! Gümüşhane Üniversitesi, Kelkit ilçesindeki tarım arazilerinde yürüttüğü yenilikçi bir proje ile hayvancılık sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Bu kapsamda, fil otu adı verilen Afrika kökenli bir bitki, kaba yem ihtiyacını karşılamak ve bölgedeki hayvancılık potansiyelini artırmak amacıyla deneme tarlası olarak kuruldu. Bu projede, bitkinin Kelkit’in zorlu iklim koşullarına uyum yeteneği ve verimliliği inceleniyor.

Bilim insanları, fil otunun, kuraklığa dayanıklılığı ve uzun ömürlü yapısıyla dikkat çekiyor. Bu bitki, tek bir ekimle 10 ila 20 yıl boyunca verimli olabiliyor ve yılda 1 ila 3 kez biçilerek yüksek miktarda bitkisel kütle elde etmeyi mümkün kılıyor. Bu durum, mısıra kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla verim potansiyeli sunuyor. Özellikle kış aylarındaki soğuklara karşı direnci sayesinde, bölgedeki yetiştiriciler için önemli bir avantaj sağlıyor. Bu sayede, hayvancılıkta kaba yem açığı sorununa uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmuş oluyor.

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, projenin önemine vurgu yaparak, “Geçtiğimiz yıl bölgemizde hayvancılığa nasıl destek olabiliriz, yeni besin kaynaklarını nasıl bulabiliriz diye düşünürken fil otu adı verilen bitkiyle ilgili bir deneme yapmaya karar verdik. Üniversitemizdeki hocalarımızdan destek istedik. Bitkinin çeliklerini temin ederek Doğan Besi İşletmesinin arazisine diktik ve yetiştirilmesi için kendilerine emanet ettik. Sağ olsunlar, bitkilere çok iyi baktılar. Bugün 3 metreyi aşan boya ulaşan fil otlarını hasat aşamasına getirdik. Bu çalışma bir Ar-Ge araştırması. Fil otunu, yılda üç kez verim alınabilen mısıra alternatif bir kaba yem kaynağı olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

Kelkit Meslek Yüksekokulu Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Yolcu ise, “Bölgemizde fil otu bitkisini deneme amacıyla yetiştirdik. Afrika’nın tropikal ve subtropikal bölgeleri kökenli olan bu bitki, zamanla Güney Amerika, Malezya ve Endonezya gibi bölgelere yayılmıştır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde fil otu üzerine çalışmalar yürütülürken biz bitkiyi daha soğuk bir iklime taşıyarak geçiş iklimi koşullarında nasıl bir performans göstereceğini araştırıyoruz. Fil otunu, bölgemizde yaklaşık 20 yıldır yetiştirilen silajlık mısırla karşılaştırdığımızda önemli farklılıklar görüyoruz. Silajlık mısır her yıl yeniden ekilirken fil otu bir kez dikildikten sonra 10 ila 20 yıl boyunca canlılığını koruyabiliyor. Bölge koşullarına bağlı olarak yılda 1 ila 3 kez biçilebiliyor. Kuru madde verimi bakımından silajlık mısırın yaklaşık iki katına ulaşabilen bitkiden, uygun koşullarda dekara 3 ila 6 ton kuru madde elde edilebiliyor.” şeklinde konuştu. Bu çalışma, bölgedeki hayvancılık sektörüne yeni bir dönüm noktası olabilir ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına katkı sağlayabilir.