Dünyanın su kaynakları üzerinde artan baskı, bilim insanlarını yeni ve yenilikçi çözümler aramaya yöneltiyor. Bu çabanın en çarpıcı sonuçlarından biri, güneş enerjisini kullanarak deniz suyunu içme suyuna dönüştürmek için geliştirilen bir yöntem. Bu yöntemde, koyun yününün olağanüstü özelliklerinden faydalanılarak, tuzlu suyun arıtılması hedefleniyor. Bu süreç, hem çevre dostu hem de sürdürülebilir bir alternatif sunuyor.

Cornell Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, yünün yüzeyini özel bir polimerle kaplayarak güneş ışınlarını ısıya dönüştüren benzersiz bir malzeme oluşturmuşlar. Yünün ışık emilimini artırmak amacıyla uygulanan plazma aşındırma işlemi, yünün ultra siyah bir görünüm kazanmasını sağlamış. Bu siyah yüzey, suyun yüzeyini ısıtarak buharlaşma sürecini tetikliyor. Buharlaşma sırasında tuz, büyük ölçüde geride kalırken, yoğunlaşan su buharı yeniden sıvı hale getiriliyor. Bu sayede, arıtılmış su elde ediliyor.

Deneyler sonucunda, iki taraflı dikey olarak yerleştirilen bu ultra siyah yün, metrekare başına saatte 2,43 kilogram su üretimi başarısı göstermiş. Bu, geleneksel buharlaştırma yöntemlerine kıyasla önemli bir performans artışı anlamına geliyor. Yün bazlı malzemenin biyolojik olarak parçalanabilir olması, sentetik malzemelere kıyasla daha çevre dostu bir seçenek sunuyor. Ancak, bu yöntemin farklı iklim koşullarında test edilmesi ve elde edilen suyun tüm kirleticiler açısından güvenli olduğunun doğrulanması gerekiyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan NAQA'A Deniz Suyu Arıtma Tesisi, ters ozmoz teknolojisini kullanarak deniz suyunu içme suyuna dönüştürüyor. Tesise giren deniz suyu, önce 600 metrelik bir kanal aracılığıyla taşınıyor ve ardından pompalama, eleme ve filtreleme aşamalarından geçirilerek arıtılıyor. Özel membranlar ve yüksek basınç uygulamasıyla sudaki tuzlar ayrıştırılıyor. Bu işlem sonucunda, tesiste günde 681,9 milyon litreye kadar içme suyu üretimi mümkün hale geliyor. Arıtma sonrası oluşan yüksek tuz yoğunluğuna sahip su, 3,6 kilometrelik denizaltı boru hattıyla denize geri veriliyor. Bu projenin 3 milyar Birleşik Arap Emirlikleri dirhemi yatırım maliyeti bulunuyor.