Avrupa Parlamentosu'nun geniş bir kesiminden gelen kritik bir talep, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) ABD yaptırımları karşısında korunması için harekete geçilmesini öngörüyor. 58 milletvekilinin Ursula von der Leyen'e gönderdiği resmi yazıda, UCM'nin bağımsızlığı ve operasyonel yetkilerinin ABD'nin dış politikası araçlarından etkilenmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bu durum, AB'nin uluslararası hukukun ve adil yargılama ilkelerinin savunuculuğunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Milletvekilleri, yaptırımları ‘yabancı bir gücün, AB topraklarındaki bir kuruma, Birliğin kendi finansal sistemini kullanarak doğrudan saldırısı’ olarak tanımlayarak, konunun aciliyetini ve hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle, 15-16 Ekim tarihlerinde Brüksel'de gerçekleştirilecek Avrupa Birliği Zirvesi öncesinde gönderilen bu mektup, Komisyon'a ABD yönetimine karşı net bir tutum alması için güçlü bir çağrıda bulunuyor. Mektupta, UCM'nin bu baskılara karşı korunması için mevcut tüm yasal ve operasyonel araçların derhal devreye alınması gerektiği belirtiliyor.

Önerilen önlemler arasında, AB şirketlerinin ABD yaptırımlarının etkisine karşı korunmasını sağlayacak ‘Engelleme Tüzüğü’nün acilen uygulanması yer alıyor. Ayrıca, yaptırımlara ilişkin 180 günlük geçiş süresinin sona ermesiyle birlikte bu koruma mekanizmasının devreye alınması talep ediliyor. Bu yaklaşım, AB'nin uluslararası hukuk çerçevesinde kendi yetki alanını koruma ve sürdürme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişmeler, ABD'nin UCM'ye yönelik sert tutumunun da ardında olduğunu gösteriyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun açıklamaları, UCM'nin Amerikalıların yargılanmasına izin vermeyeceğinin altını çiziyor ve ‘Tehditlere son verecek ya da UCM'yi ortadan kaldıracağız’ şeklinde bir meydan okuma içeriyor. UCM'nin İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Gallant hakkında tutuklama emri çıkarması ve ABD'nin buna karşı çıkması, konuyla ilgili gerilimleri daha da artırmış durumda. Bu durum, UCM'nin gelecekteki faaliyetleri ve uluslararası toplumdaki rolü açısından önemli sonuçlar doğurabilir.