ABD menkul kıymet piyasasının, yapay zekâ odaklı yükselişleriyle şekillenmesi, deneyimli yatırımcı Paul Tudor Jones’un dikkatli bakışlarını yeniden gündeme getirdi. Tudor Investment Corporation’ın kurucusu Jones, 2027 yılını piyasanın son yılların en zorlu dönemlerinden biri olarak öngörerek, yatırımcılara ciddi bir uyarı yayınladı. Bu uyarı, 2002’den beri gözlemlenen benzer bir piyasa dinamiklerinin yeniden ortaya çıkabileceği konusunda endişe yaratıyor.

Jones, CNBC’ye verdiği demeçte, kısa vadede piyasanın güçlü kalabileceği yönündeki beklentileri eleştirirken, gelecek yıl hisse senedi arzındaki artış ve sermaye akışlarındaki potansiyel değişimlerin piyasa üzerinde önemli bir baskı oluşturabileceğine işaret etti. Özellikle ABD’de yaklaşan ara seçimlerin etkilerini göz önünde bulundurarak, piyasalarda geleneksel olarak ekim ayında yaşanan dip seviyelerinin tekrarlanabileceği ihtimalini vurguladı. Ancak, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde daha ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyerek, “Bir yıl sonrasını değerlendirdiğimde, 2027’nin borsa için gerçekten çok zorlu bir dönem olacağını görüyorum. ABD hisse senedi piyasasında 2002’den beri en kötü fon akışı görünümüyle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

Jones, son yıllarda ABD borsasını destekleyen şirketlerin hisse geri alım, birleşme ve satın alma faaliyetlerinin etkisini kabul ederken, önümüzdeki dönemde halka arzların artması ve mevcut hissedarların satış kısıtlamalarının sona ermesi gibi faktörlerin piyasaya sunulan hisse miktarını önemli ölçüde artırabileceğini vurguladı. Bu durumun arz ve talebi dengesizliğe sürükleyerek, piyasanın 2009’dan beri yaşadığı en negatif fon akışı koşullarına benzer bir tablo oluşturabileceği öngörüsünde bulundu. Ayrıca, 1999 yılındaki piyasa ortamıyla benzerlikler tespit etti ve yapay zekâ şirketlerinin yükselişine rağmen, genel piyasada aynı iyimserliğin bulunmadığını belirtti.

The Kobeissi Letter’ın raporuna atıfta bulunarak, endeksteki şirketlerin önemli bir bölümünün hisselerinin tüm zamanların en yüksek seviyelerinin altında işlem gördüğünü ve bu durumun piyasadaki ayrışmayı gösterdiğini vurguladı. Jones, bu ayrışmanın ABD ekonomisinde de yansıma gösterdiğini ve yüksek gelirli kesimlerin güçlü kalırken, düşük ve orta gelirli kesimlerin artan yaşam maliyetleriyle mücadele ettiğini ifade etti. Bu durumun, 1990’ların sonundaki ekonomik koşullarla benzerlikler taşıdığını ve kısa vadeli yükselişlerin uzun vadeli riskleri ortadan kaldırmadığını belirtti. Yatırımcılara, piyasadaki belirsizliklere karşı dikkatli olunması ve uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerektiği konusunda uyardı.”} ,