Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen ‘fon krizi’nin yankıları, şimdi Erenköy’den yükseliyor. Cemaatin yayınladığı, ‘Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı’ başlıklı açıklama, skandalın ardındaki gerçekleri çarpıcı bir dille ortaya koyuyor.
Açıklamada, krizin yalnızca bir aksaklık olmadığını, aksine ‘denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın’ bir sonucu olduğu vurgulanıyor. Suçluların ve bu skandala karıştığına dair sorumluların, hesap verebilirliğinin sağlanması gerektiği açıkça belirtiliyor. Cemaat, sadece eleştiriyi susan, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına boyun eğen bir ahlak anlayışının inandırıcılığını kaybettiğini savunuyor ve yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susanların da ahlakî haklarını yitirdiğini ifade ediyor.
Açıklamanın, AKP iktidarıyla geçmiş yıllara da atıfta bulunarak, Türkiye’nin son çeyrek asırda elde ettiği önemli başarıları hatırlatarak, bu kazanımların heba edilmesine müsaade edilemeyeceğini belirtmesi dikkat çekici. ‘Daha adil, daha huzurlu bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz’ vurgusu, cemaatin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini gösteriyor. Ancak, cemaatın çözüm önerileri de aynı zamanda önemli bir alarm zili niteliğinde: Sanal kumar ve bağımlılık reklamlarının serbestçe dolaşması, ailelerin ve nesillerin zarar görmesine neden oluyor. Çocukları koruma, değerler eğitimini güçlendirme, yayın denetimini sağlama ve yolsuzlukla mücadele çağrıları, toplumun tüm kesimlerinden destek görmesi gereken önemli öneriler.