Yeni Partinin lideri Özgür Özel, partinin merkezine yerleştiği bir konuşmada, son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmelerin acil bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Mekke Anlaşması'nın ardından gündeme gelen asker gönderimi gibi konulardan, partinin kurucu üyelerinin tutuklanmasına kadar uzanan geniş bir yelpazede, adaletsizliğe ve haksızlığa karşı duruşunu ortaya koydu. Bu durum, Yeni Partinin siyasi arenada daha güçlü bir konuma geçişinin ilk adımları olarak değerlendiriliyor.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç gibi gazetecilerin, fon soruşturmasıyla ilgili haberleri nedeniyle yaşadığı zorluklar, Özel'in tepkisini fazlasıyla harekete getirmişti. Savcı ve hakimlerin, parti sözcüsünden doğrudan talimat alarak, haberi yapan gazetecileri hedef aldığı iddiaları, hukukun üstünlüğüne dair ciddi endişeleri gözler önüne seriyordu. Olayın merkezinde yer alan Ömer Çelik'in, şüpheli kişilere para transferleri yaptığı ve ardından ortaya koyduğu tutarsız davranışlar, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. Bu durum, partinin siyasi stratejisinde, halkın güvenini kazanmak için dürüstlük ve şeffaflık ilkelerine dikkat etme gereğini ortaya koyuyordu.

Konuşmasının bir diğer önemli bölümü, Mersin'deki yerel yönetimlerin ve seçilmiş belediye başkanlarının yaşadığı zorluklara odaklandı. Vahap Seçer ve diğer belediye başkanlarına yönelik siyasi operasyonlar, kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılaşmıştı. Bu durum, Yeni Partinin, halkın iradesini savunma ve adaletsizliğe karşı mücadele etme misyonunu güçlendirmesi açısından önemli bir dönüm noktasıydı. Mersin'e yapılan taziye ziyaretleri ve 10 Ekim Ankara Gar katliamının anması, partinin, toplumsal dayanışma ve geçmişte yaşanan acıları unutmama ilkelerini pekiştirmesi açısından kritik bir rol oynamıştı.

Özgür Özel'in, Türkiye'nin siyasi ve hukuki arenasında Yeni Partinin yerini daha da sağlam bir zemine oturtma hedefi, konuşmasının temel mesajıydı. Halkın hak taleplerini duyarak, adaletsizliğe karşı mücadele ederek ve hukukun üstünlüğünü savunarak, Yeni Partinin, Türkiye'nin geleceği için önemli bir güç haline geleceğine dair umutlar taşıyordu. Partinin, özellikle medya özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi konulardaki duruşu, demokratik değerlerin korunması ve geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyordu.”}p>