Kış mevsiminin yaklaşımıyla birlikte, ruh halimizdeki değişimleri ve vücudumuzdaki tepkileri yakından takip etmek artık bir zorunluluk haline geldi. Psikolog Burak Koçkanat, sonbahar ve kış aylarının, özellikle gün ışığının azalması ve havaların soğuması gibi faktörlerin, bireylerin duygusal ve fiziksel sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğunu vurguladı. Yetişkinler ve çocuklar için bu dönemin getirdiği zorlukları ve ailelerin alabileceği önlemleri detaylı bir şekilde ele aldı.
Koçkanat’a göre, sonbahar ve kış aylarında hissedilen yorgunluk ve isteksizlik, hayal ürünü değildir. Bedenimizin mevsimsel değişikliklere verdiği doğal bir tepki olarak kabul edilmelidir. Günler kısaldıkça, alacağımız güneş ışığı miktarı azalır ve bu durum, uyku düzenimizi etkileyen melatonin ve serotonin gibi hormonlarda dengesizliklere yol açabilir. Sivas gibi uzun ve soğuk kış aylarında bu etki daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, vücudumuzun bu mevsime uyum sağlaması için gerekli önlemleri almamız önemlidir.
Çocuklarda ise mevsimsel değişikliklerin belirtileri, yetişkinlere göre farklılık gösterebilir. Okul öncesi dönemde uyku düzeninde bozulma, huzursuzluk ve sık ağlama gibi durumlar görülebilirken, ilkokul çağında okula isteksizlik, dikkat dağınıklığı veya karın ağrısı gibi bedensel şikayetler öne çıkabilir. Ergenlik döneminde ise odaya kapanma, sinirlilik ve ekrana gömülme gibi davranışlar sık karşılaşılan işaretler olabilir. Çocukların duygularını kelimelerle ifade etmekte zorlanmaları, ebeveynlerin bu dönemde dikkatli olmasını ve çocuklarının davranışlarını yakından takip etmesini gerektirir. Ebeveynlerin ruh hali, çocuklarının duygusal düzenlemesini doğrudan etkiler ve çocukların duyguları nasıl yönetileceğini ebeveynlerinden öğrendikleri ilk derslerdir.
Kış aylarının, aileler için daha verimli ve sağlıklı bir dönem olabilmesi için bazı öneriler sunulmaktadır. Gün ışığından maksimum düzeyde yararlanmak, sabah ilk iş olarak perdeyi açıp kahvaltıyı pencere kenarında yapmak, hafta sonları hava koşullarını hesaba katarak kısa yürüyüşler yapmak, uyku düzenini bütün aile olarak korumak ve ekran kullanımını azaltarak ortak alışkanlıklar kurmak gibi önlemler alınabilir. Özellikle yetişkinlerde, mutsuzluk veya umutsuzluk gibi belirtiler uzun süre devam ederse, profesyonel yardım almaktan çekinmemek önemlidir. Çocuklarda ise davranış değişiklikleri haftalarca sürüyorsa ve okul başarısı veya sosyal ilişkilerde bozulma görülüyorsa, bir uzmandan destek almak doğru bir adım olabilir.